(6183 S. K. m. 21, 57) (4389 S. K. m. 15)
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı TMSF vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili dava dışı borçlu S. Yayıncılık A.Ş.ne ait taşınmaz üzerine 02.08.2001 günü haciz koydurduklarını, davalının ise aynı taşınmaz üzerine 15.08.2002 tarihinde haciz koydurduğunu; taşınmazın 19.12.2002 günü satılmasından sonra kalan 2.830.572.416.000,-TL.nin paylaştırılması için düzenlenen sıra cetvelinde, davalının haczinin 6183 sayılı Yasa'nın 21'inci maddesi uyarınca kendi hacizlerine iştirak ettirildiği ve her iki alacaklıya garameten ödeme yapılmasına karar verildiğini; oysa davalı alacağının Bankalar Kanunu'nun 15'inci maddesinde kamu alacağı olarak sayılan alacak türlerinden herhangi birine uymadığını ve 6183 sayılı Yasa'nın 21'inci maddesine uygun olarak düzenlenen sıra cetvelinin hatalı olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Fon vekili, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 27.10.2000 gün ve 86 sayılı kararı ile temettü hariç ortaklık hakları Fon'a devredilen Etibank AŞ.ne ait kaynakların hakim ortaklarca kendi lehlerine kullanılarak bankanın 452.672.000.000.000- TL. zarara uğratıldığını, verilen süreye rağmen hakim ortaklarca zararın giderilmediğini ve bu miktarın Bankalar Kanunu'nun 15/7-b maddesi uyarınca Fon alacağına dönüştüğünü ve Yasa gereği alacağın 6183 sayılı Yasa kapsamında takibe alındığını; bu aşamada dava dışı S. Yayıncılık A.Ş.nin asıl borçlulara kefil olduğunu; 6183 sayılı Yasa'nın 57'nci maddesi uyarınca kefilin, asıl borçlunun tabi olduğu takip usulüyle takip edileceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, taşınmaz maliki ve dava dışı S. Yayıncılık A.Ş.nin, E. A.Ş.nin hakim ortağı olmayıp, Fon ile hakim ortaklar arasında akdedilen borç tecdidine ilişkin protokole sonradan kefil olduğu, kefaletin Borçlar Kanunu'nda düzenlenen bir özel hukuk sözleşmesi olması nedeniyle kefaletten kaynaklanan borcun 6183 sayılı Yasa kapsamında takip edilemeyeceği; Bankalar Kanunu'nun 15/7-b maddesinde tanımlanan Fon alacağının özel hukuk sözleşmelerini kapsamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı TMSF vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık davalı TMSF.nin dava dışı borçlu S. Yayıncılık A.Ş.den olan alacağının kamu alacağı niteliği taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece adı geçenin E. A.Ş.nin hakim ortağı olmadığı ve borcunun, bir borçlar hukuku sözleşmesi olan kefalet akdinden kaynaklandığından bahisle, alacağın kamu alacağı niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar dava dışı borçlu S. Yayıncılık A.Ş. E. A.Ş.nin hakim ortağı değilse de, kamu alacağının ödenmesi konusunda hakim ortaklar lehine kefil olmuştur. Kefalet bir borçlar hukuku sözleşmesi olsa da, dava dışı borçlu kamu alacağına kefil olduğu dikkate alındığında takipte 6183 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerekeceğinin gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 17.02.2005 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy