(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 487) (1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, birleşen dosya ile birlikte kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takiplerine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkemece aynı kredi borcu nedeniyle girişilen ipoteğin paraya çevrilmesi ve genel haciz yolu ile takiplerine itiraz neticesinde ayrı ayrı açılan itirazın iptali davalarının birleştirilmesine karar verilmiş ve mükerrer takip nedeniyle 2001/970 sayılı takibe itirazın iptali isteminin reddine bu takipte talep edilen alacak miktarının %40'ı oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalılar verilmesine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile (2001/645 sayılı) takibe yapılan itirazın iptaline takibin devamına, takip tutarının %40'ı oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Kabul edilen dava yönünden mahkemece banka kayıtları üzerinde uzman bir bilirkişiye dava konusu kredi ikraz sözleşmesi hükümleri çerçevesinde inceleme yaptırılarak takip tarihi itibariyle davacı bankanın talep edebileceği toplam alacak miktarının saptanması, ipotek verenler ile kefillerin sorumluluklarının belirlenmesi ve buna göre bir karar tesisi gerekirken bu konuda herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazlı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- BK.nun 487. maddesi uyarınca alacaklının asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakte tahvil ettirmeden evvel kefil aleyhinde takibat yapılabileceği düşünülmeden kefiller hakkındaki birleştirilen davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
3- Birleştirilen dosyanın dayanağı olan Bayburt İcra Müdürlüğü 2001/970 sayılı icra takip dosyasında borçlu gösterilmeyen Zeze İnş. Ltd. Şti. aleyhine bu takip sebebiyle dava açılmış olması ve bağımsızlıklarının koruyan birleştirilmiş davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurularak iki tarafa tahmil ve bahsedilen vazife ve hakların şüphe ve tereddüt yaratmayacak şekilde gayet sarih ve açık biçimde karara yazılması gerekirken hangi davalılar olduğu belirtilmeden davalıların ifadesi kullanılmak suretiyle sorumluğa hükmedilmesi de usule aykırıdır. (HUMK 388 ve 389. maddeler).
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy