(818 S. K. m. 490, 491)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı, davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. M. Kaplan ile davalılardan asil A. Türkoğlu'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalı asil A. Türkoğlu ile davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı Türkoğlu Ltd. Şti.'ne davalıların kefaleti ile kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, alacağın tahsili için yapılan icra takibine davalıların itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında, kefalet verdikleri kredi sözleşmeleri uyarınca borçlu şirkete kullandırılan bir kredi bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle kredi sözleşmelerindeki yazılı bulunan temerrüt faizi oranının dikkate alınmasında bir usulsüzlük bulunmasına göre, davacı banka ve davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılar, davacı ile dava dışı borçlu şirket arasında imzalanan kredi sözleşmelerine 49.000.000.000.-TL. miktar ile kefalet vermişlerdir.
Kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile borçtan sorumludur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hesabın katı tarihinde borcun 57.207.077.324.TL. olduğu belirtilmiştir. O halde kefil davalılar bu borçtan kefalet limiti olan 49.000.000.000.-TL. ve kendi temerrütleri ile sorumludurlar.
Ancak, kefil davalılardan A. Türkoğlu, A. Türkoğlu, E. Türkoğlu'nun takip öncesi temerrüde düşürülmedikleri anlaşıldığından ve temerrüt takip ile oluştuğundan bu davalıların takip öncesi dönem için temerrüt faizi ile sorumlu tutulmaları doğru değildir.
3- Diğer yandan temerrüt faizi oranı %120 olarak belirlenmiş olduğu halde, kat tarihi ile takip tarihi arasında geçen süre için %140 oranının esas alınarak takip tarihi itibariyle alacağın belirlenmesi de kabul şekli ile isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davacı bankanın tüm, davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalıların A. Türkoğlu, A. Türkoğlu, E. Türkoğlu yararına, 3 nolu bentte açıklanan nedenle tüm davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy