(818 S. K. m. 487)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı borçlu K. Kurt Plastik Dağ. İnş.Ltd.Şti. arasında 28.3.1997 tarihinde 2.000.000.000.-TL. lık Genel Kredi Sözleşmesi 30.12.1997 tarihinde de ek kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ve icra takibi yapıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, H. Otomotiv Ürünleri A.Ş.'nin çift imza ile temsil edildiğini, kefalet sözleşmesinde tek imza bulunduğunu, diğer davalı Ö.Kurt'un da sözleşmede imzası olmadığını, imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece kredi sözleşmesindeki imzanın Ö. Kurt eli ürünü olduğunun bilirkişi raporu ile anlaşıldığını, bu nedenle davanın kısmen kabulü ile itirazların iptaline, asıl alacak 12.000.000.000.-TL. üzerinden takibin devamına, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalılardan alınmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Ek kredi sözleşmesindeki 30.12.1997 tarihli imzanın Ö. Kurt eli ürünü olduğunun, Adli Tıp raporu ile anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- BK.nun 487. maddesi hükmüne göre borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını deruhte etmiş olma müteselsil kefaleti ifade eder.
Davalı şirketin kefalet limitinin 12.000.000.000.-TL. davalı Ö. Kurt'un kefalet limiti ise 10.000.000.000.-TL.'dir. Kefiller kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sorumludurlar. Davalıların 30.1.1999 tarihinde temerrüde düştükleri icra takibinin de 12.8.1999 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde davalıların temerrüt faizi ile sorumlu tutulmaları doğru olmadığı gibi, Ö. Kurt'un kefalet limiti 10.000.000.000.-TL. olmasına rağmen bu davalının da kefalet limitinin 12.000.000.000.-TL. olarak kabul edilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş, belirtilen ilke doğrultusunda (taleple bağlılık kuralı da gözetilerek) bir karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istekleri halinde iadesine, 29.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy