(1086 S. K. m. 193) (6762 S. K. m. 5)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı TMSF vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için asıl borçlu ve kefilleri aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 4.4.2002 tarihli gönderme kararının davacı vekilinin yokluğunda verildiği ve 27.9.2002 tarihinde kendisine tebliğ edildiğini halde davacı vekilinin 10 günlük süre içinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunmadığı gerekçesiyle TTK. nun 5/son ve HUMK. 193/son maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı TMSF vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın açıldığı Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kapsamında kalan bankalara ilişkin davalarda Asliye 1.Ticaret Mahkemesinin görevlendirilmesi nedeniyle devir kararı verilmiştir.
4389 sayılı Bankalar Kanunun değişik 14. maddesinin 5/b bendinde fona devredilen bankalar ile fon ve bankaların iflas idarelerince açılan davaların Asliye Ticaret Mahkemesinde birden fazla Asliye Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde 1 nolu Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceğine ilişkin hüküm bulunmaktadır. Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi bu nedenle devir kararı vermiştir. Ancak, bu devir kararı teknik anlamda yetkisizlik kararı değil, yasadan kaynaklanan aktarma (devir) kararıdır. Bu nedenle davada HUMK. nun 193 maddesindeki 10 günlük sürenin uygulanması olanağı da yoktur. Mahkemece dava dosyası kendisine devredildiğinden, davaya katıldığı yerden devam edilerek deliller tartışılıp değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yasadan kaynaklanan aktarma kararının nitelendirilmesinde hata yapılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 29.03.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Karşı Oy
Usul ve yasaya uygun bulunan yerel mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy