(1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi gereği bankaya teminat mektupları verildiğini, bu mektuplardan dolayı herhangi bir borçlarının olmamasına rağmen davalının keşide ettiği ihtarname ile mer'i teminat mektuplarından dolayı 1.802.080.869.-TL. borçlu olduklarının bildirildiğini iddia ederek bankaya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teminat mektuplarına uygulanacak komisyon oranının %1 olmasına rağmen davalı bu oranı %0,5'e indirdiği ayrıca teminat mektupları için BSMV ödemesi gerektiği halde ödemediğini, dava konusu alacağın bunlardan kaynaklandığını belirterek davanın reddiyle %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre, davacının davalıya teminat mektubu komisyonu, gecikme faizi ve BSMV olmak üzere toplam 1.802.080.617.-TL. borçlu olduğu ancak taraflar arasındaki sözleşme ve bankacılık mevzuatı gereği davacının cari mevduat hesabından teminat mektubu komisyonu ile BSMV'sini tahsil etmeyen bankanın kendi kusurundan kaynaklanması nedeniyle gecikme faizi talep etme hakkı bulunmadığından davacının davalı bankaya temerrüt tarihi itibariyle komisyon faizi ve BSMV toplamı olan 511.037.252.-TL. borçlu bulunduğunun kabulü gerektiğinden söz edilerek davanın reddine, alacak likit olmadığından tazminat taleplerinin de reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Hükmü katılma yoluyla temyiz eden davacı, temyiz harcını yatırmadığı gibi temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiğine ilişkin bilgi ve belgeye de rastlanmadığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davacı, davalı bankaca kendisine keşide edilen ihtarnamede belirtildiği gibi, 1.802.080.869.-TL. borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu davacının 511.037.252.-TL. borçlu olduğu, bu miktar dışında borcu bulunmadığı saptandığı halde davanın tümden reddine karar verilmiş ve böylece kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında çelişki yaratılmıştır. Bu durum, HUMK. nun 388/son ve 389. maddesine aykırılık oluşturur.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, 3 sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 28.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy