(2004 S. K. m. 50) (1086 S. K. m. 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 438) (818 S. K. m. 73) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi nedeni ile mal satışına ilişkin sözleşme imzalandığını ve davalının sipariş ettiği malların kargo şirketi ile gönderilip teslim edildiğini, davalının şifahi ikazlara rağmen mal bedelini ödememesi üzerine girişilen takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu yetkili icra dairesi ve mahkemenin İstanbul olduğunu öne sürerek davalının itirazının iptali ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili icra dairesi ve mahkemenin İİK. nun 50 ve HUMK. nun 9-27. maddeleri uyarınca Antalya olduğunu, taraflar arasında herhangi bir sözleşme yapılmadığını, imzaya itiraz ettiklerini, davacının müvekkiline mal veya hizmet sattığını ispat edemediğini, müvekkiline herhangi bir fatura tebliğ edilmediğini öne sürerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı vekilinin yetki itirazının yerinde olmadığı taraflar arasında ticari ilişki nedeni ile davacının davalıya mal sattığı, davalı defterlerinde görülen ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı şirket yetkilisinin defterlerinin doğru olduğu hususunda tamamlayıcı yemin ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle İİK.nun 50. maddesi hükmü gereğince para veya teminat borcu için takip yapıldığı hallerde HUMK.nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile tatbik olunacağından, somut olayda uyuşmazlığın bir miktar para borcuna ilişkin olması nedeniyle HUMK.nun 10 ve B.K..nun 73/1. maddeleri uyarınca takibin yapıldığı icra dairelerinin ve mahkemelerinin yetkili bulunmasına göre davalı yanın yetki itirazlarının kabul edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; davaya konu takip ve davacı alacaklı asıl alacağına takip tarihinden itibaren % 50 oranında yasal faiz yürütülmesini istemiş olup, mahkemece bu talep gözetilerek takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa uyarınca asıl alacağın % 43 oranında ve % 50 oranını aşmamak üzere değişen oranlarda temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde % 30 ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına hükmedilmesi doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının (1) nolu bendinin üçüncü satırında yer olan takip tarihinden itibaren sözcüğünden sonra gelen % 30 rakamının karardan çıkarılmasına yerine % 43oranında ve % 50 oranını geçmemek üzere sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy