(2004 S. K. m. 100, 206, 366)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar A. Cüneyt Gündüz ve 45 arkadaşı vekili Av. Gülten Şahin dava dilekçesinde, müvekkillerinin dava dışı EGS Ege Giyim San. ve Dış Tic. AŞ.'nin işçileri iken iş akitlerinin feshedildiğini ve ihbar ve kıdem tazminatları ile yıllık ücretli izin haklarının tahsili için Balıkesir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2001/4616 sayılı dosyasından takibe giriştiklerini; dava dışı borçlunun ipotek alacaklısı olduğu İzmir Konak ilçesi, Mersinli Mah., 13324 ada 64 parselde kayıtlı kargir depo hissesi üzerindeki borçluya ait ipotek alacağına 26.09.2002 tarihinde haciz koyduklarını; oysa düzenlenen sıra cetvelinin 05.09.2002 tarihli tapu kaydına dayanılarak hazırlandığını ve bu nedenle de kendi hacizlerinin sıra cetveline dahil edilmediğini, eğer satış tarihindeki tapu kaydına göre sıra cetveli düzenlenseydi hacizlerinin sıra cetvelinde görüneceğini ve işçi alacaklısı olmaları nedeniyle İcra ve İflas Kanunu'nun 206 ncı maddesi gereğince satış bedelinin kendilerine ödeneceğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline ve yasaya aykırı olarak davalı yana yapılan ödemenin faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen davada, davacılar A. Cüneyt Gündüz ve 26 arkadaşı vekili Av. Şevket Küçükçelebi dava dilekçesinde, yukarıdaki iddiaları tekrarlayarak sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, her iki davanın da süresinde olmadığını, davacıların satış işleminden haberdar olduklarını; birleştirilen davanın derdest bulunduğunu; alacakları ilama bağlanmamış olan işçilerin imtiyazlı alacaklı sayılmayacaklarını, kaldı ki davacıların alacaklarının muvazaaya dayandığından bahisle genel mahkemede açtıkları davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini bildirerek davaların reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesi'nce sıra cetvelinin düzenlenmesine esas alınan tapu kaydının davacıların haczini içermediği, yeni tarihli tapu kaydına göre yapılacak bir sıra cetvelinde davacıların imtiyazlı alacaklarının belli olacağı ve sıralamanın değişeceği gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline ve yeniden düzenlenmesine, davalılara ödenen paranın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile icra dosyasına iadesine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili ile davalı şirketler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Birleştirilen dava ile ilk davanın bir kısım davacıları aynı kimselerdir. Her ne kadar bu davalar ayrı vekiller tarafından açılmışlarsa da hükmün temsil olanlara yönelik olarak kurulacağı kuşkusuzdur. Bu durumda ilk davayı açan ve ikinci davada taraf olan kişilerin ikinci dava sonunda verilen karara ilişkin temyiz isteminde hukuki yararı bulunmamaktadır.
2- Davalı yanın temyiz itirazlarına gelince;
a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle tapu kaydına haciz koyduran davacılara tebligat yapılmadığından ilk davanın süresinde açılmış olduğunun kabul edilmiş olmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının İİK. nun 366 ncı maddesi uyarınca reddi gerekmiştir.
b) Daha önce açılmış bir sıra cetveline itiraz davası var iken, aynı davacıların hak düşürücü süre geçtikten sonra aynı konuda açtıkları ve birleştirilen sıra cetveline itiraz davasının süre yönünden reddi gerekirken, yazılı şekilde hükme bağlanması doğru değildir.
c) Davacı yan alacaklarının İcra ve İflas Kanunu'nun 206 ncı maddesi gereğince imtiyaza kavuşturulan işçi alacağı niteliğinde bulunduğunu iddia etmektedir. Haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetvellerinde anılan imtiyazların ileri sürülebilmesi için, diğer alacaklılarla aynı derecede hacze iştirak etmiş olması gerekir. Bu durumda mahkemece, davacı alacaklıların davalı şirketlerce konulan hacizlere İİK. nun 100 ncü maddesi uyarınca iştirak şartlarını taşıyıp taşımadıklarına bakılmalı ve bu imkan bulunuyorsa davacıların imtiyazlarının davalılara karşı ileri sürülebilecekleri ilkesi göz önünde tutularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu şartların bulunup bulunmadığı incelenmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 2 sayılı bendin (a) alt bendinde yazılı nedenle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (b) ve (c) alt bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.07.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy