(2004 S. K. m. 72) (4389 S. K. m. 14/5-c)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin satış müdürü olan dava dışı Şenol Uzun'un 21.09.1998 tarihli azilname ile azledildiği halde 25.10.1998 tarihli ve 16.500.000.000.-TL. meblağlı çeki keşide ettiğini ileri sürerek çekten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin müvekkili bankanın kredi borçlusu olan dava dışı Efes Ltd. Şti. tarafından 01.05.1998 tarihinde müvekkiline tevdii edildiğini, davacı adına çeki keşide eden dava dışı Şenol Uzun'un ise daha sonraki bir tarih olan 21.09.1998 tarihinde azledildiğini, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava dışı Şenol Uzun'un çek düzenleme yetkisi olmadığı halde dava konusu çeki keşide ettiği, davalının bu kişinin davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığını bildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı TMSF vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu çekin 01.05.1998 tarihinde davalı bankaya tevdii edildiği bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. O tarihte şirket müdürü olan Şenol Uzun henüz azledilmemiştir. 21.09.1998 tarihli azilnamenin ise ilan edilmediği saptanmıştır. Bu durumda şirket müdürü Şenol Uzun'un azledilmiş olması hususu iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Davalı bankanın kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından azil keyfiyeti bu davalıyı etkilemez. Öte yandan Şenol Uzun'a verilen vekâletnamenin kapsamı gözetildiğinde bu kişinin ticari mümessil olduğunun ve kambiyo senedi düzenleme yetkisinin bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmaması doğru olmadığı gibi, TMSF'ye devredilen davalı bankanın Bankalar Kanunu'nun 14/5-c maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu gözetilmeden harçla sorumlu tutulmuş olması da kabul şekli itibariyle isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy