(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 10, 142)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekillince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. M. ile davalılar vek. Av. S.'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı ile davalı adi ortaklık arasında hazır beton alım satımına ilişkin sözleşme imzalandığı ve sözleşmede vadesinde yapılmayan ödemeler için aylık %10 vade farkı alınacağı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava, vade farkı alacağının tahsili istemiyle yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Davalı vekili, davacının 2003/3853 sayılı icra dosyasında yaptığı icra takibinden feragat ettiğini, feragatin bir hakkı sona erdiren sebeplerden olduğunu, akabinde davaya konu edilen İcra takibini yapamayacağını 19.3.2003 tarihli hesap ekstresine göre oluşan 69.445.740.000.-TL.'lik borcun 26.3.2003 tarihinde davalıya verilen üç adet çekle ödendiğini ve borcun sona erdiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu ve dosya içeriğine göre davacının sözleşmenin 4. maddesine göre vade farkı talep hakkı bulunduğu, vade farkı alacağının 13.352.002.545.- TL. olup itirazın kısmen iptaline 13.352.002.545- TL. üzerinden itirazın iptaline takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, %40 İcra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının 69.445.740.000.-TL. tutarındaki alacağına karşılık davalıdan, 26.3.2003 tarihinde 31.3.2003 tarihli 10.000.000.000.- TL.'lik 21.4.2003 tarihli 30.000.000.000.-TL. 'lık ve 17.5.2003 tarihli 29.445.740.000.-TL.'lik çek aldığı ve bu çeklerin de ödendiği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Çek ödeme aracı olup, davacının mal bedellerine ilişkin olarak almış olduğu ileri tarihli çekleri her zaman muhatap bankaya ibraz ederek karşılığını tahsil etme hakkına sahip olduğu düşünüldüğünde davacının çeklerin verildiği 26.3.2003 tarihine kadar vade farkı talebinde bulunabileceği gözden kaçırılarak 17.5.2003 tarihine kadar oluşan vade farkına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün oyçokluğu ile davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 450.00.- YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.12.2005 gününde karar oybirliği ile verildi.
KARŞI OY
Taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin 4. maddesinde geç ödeme halinde aylık %10 vade farkı ödeneceği yazılıdır. Mal bedelinden doğan alacağa karşılık ödeme tarihleri geçtikten sonra ileri tarihli çek alınmış olması çeklerin alındığı tarih ile fiili ödeme tarihleri arasında geçen dönem için sözleşmeden doğan vade farkı talebi hakkını ortadan kaldırmaz. Açıklanan nedenle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanması gerekirken sayın çoğunluğun bozma yönünde oluşan görüşüne katılamıyorum.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy