(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. Ali Rıza Uca gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Asıl dava, davalı Bayram Aydın'ın davacılardan Songül Canaydın hakkında yaptığı icra takibine konu 15.4.2000 tanzim 11.5.2000 vadeli 10.000.000.000.TL'lık belge ile, birleşen dava ise davalı Bayram Aydın'ın Lütfiye Canaydın hakkında yaptığı icra takibine konu 15.5.1998 tanzim, 15.12.1998 vadeli, 1.750.000.000.TL'lık belge ile borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinden Songül Canaydın'ın öğretmen olduğunu diğer davacının ise Songül'ün annesi olduğunu davalı Bayram Aydın'ın müvekkilinin tayinini yaptıracağını ve Ankara'da lazım olacağını belirterek her iki müvekkilinden boş kağıda imzasını aldığını bilahare üstünü doldurarak senet haline getirdiğini iddia etmiştir.
Davalı vekili, davacıların müvekkilinden borç para aldığını karşılığında takibe ve davaya konu belgelerin verildiğini belirterek davanın reddini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Lütfiye Canaydın imzalı belgedeki imzanın Lütfiye Canaydın eli ürünü olduğu, 5.9.2003 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre yazı ve imzanın farklı bir kalemle atılmış ise de yazı yaşı tayinine yarayan bilimsel bir yöntem bulunmadığından zaman birimleri bakımından bir tesbit ve ayırıma gidilmediğinin belirtildiğini, bu davacının imzanın boşa atıldığını ve belgenin üstünün anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamamış olmasına göre davacı Lütfiye Canaydın'ın davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı Songül Canaydın'ın temyizine gelince;
15.4.2000 tanzim 11.5.2000 vadeli belgedeki imzanın fotokopi olduğu ıslak imza olmadığı belirlenmiştir. Hal böyle olunca belgenin ıslak imzayı taşımadığı, imzanın başka bir belgeden fotokopi yolu ile aktarıldığı gözetilerek, davacının imzasını içeren bir belge olarak kabulü düşünülemez.
Bu nedenle bu davacının açtığı menfi tesbit davasının kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle Lütfiye Canaydın'ın temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün Songül Canaydın yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı Songül Canaydın yararına takdir edilen 400.00.YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy