(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı ile davalı arasında 23.6.2000 tarihli sözleşmenin imzalandığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Dava, davalı tarafından icra takibine konulan çek ile borçlu olunmadığının tespiti brülorunun aynen teslimi yolu ile sözleşmenin aynen ifası ve ceza-ı şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, çek bedelinin haricen ödendiğinden menfi tespit davasının konusuz kaldığını, davacının süresinde ödeme yapmadığını teslim edilmeyen tek malın brülor olduğunu cezai şart istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının sözleşmede kararlaştırılan tarihte brülor teslimini gerçekleştirmediğini gümrükteki gecikmenin mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceğini bu nedenle davacının çek ile borçlu olmadığının tespitine sözleşme gereği çift yataklı brülorun davacıya aynen teslimine 9.002.833.333. TL. cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerin tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle uzman bilirkişi raporunda belirlenen cezai şart miktarının hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, davacının talebi doğrultusunda akdin aynen ifasına, satışa konu brülorun teslimine, sözleşmenin 6. maddesi gereğince cezai şarta hükmedilmiş olması nedeni ile davacının mal bedeline karşılık verdiği çek dolayısı ile borçlu olunmadığının tespitine ilişkin talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy