(6762 S. K. m. 25)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen çek iptali- istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı birleşen davanın reddine, ayıplı mal satışı nedeniyle dava edilen çek iptali ve istirdat talebinin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı İbrahim P. vekili müvekkilinin işyerine davalıdan 12.2.2004 tarihinde Şahmerdan makinesini 3.500.000.000.TL bedelle satın aldığını, 2.000.000.000.TL nakit, 1.500.000.000.TL bedelli çek verildiğini, makinanın ayıplı çıktığını, çeke ve faturaya dayanılarak davalı tarafından girişilen takiplerin haksız olduğunu ileri sürmüş ve 2.000.000.000.TL'nin 12.2.2004 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, çekin ve icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuş ve birleşen davada 1.500.000.000.TL çek bedelinin 15.3.2004 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte faturadaki KDV bedeli olan 535.500.000.TL'nin de 6.3.2004 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, icra takiplerine yapılan itirazların iptaline, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece birleşen davanın reddine, ayıplı mal satışı nedeniyle dava edilen çek iptali ve istirdat talebinin kabulüne makinanın davacı İbrahim'den alınarak davalı Kurban Ö.'e verilmesine, peşin ödenen 2.000.000.000.TL'nın 4.3.2004 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, çekten dolayı davacı İbrahim'in davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş, hüküm davalı (birleşen davanın davacısı) Kurban Ö. vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, satıcının ayıba karşı tekeffülü hükümlerine dayandırılmıştır. Davacı satın aldığı malın ayıbı konusunda 4.3.2004 havale tarihli dilekçesi ile Ankara Valiliği bünyesindeki Tüketici Müdürlüğüne başvuruda bulunmuştur.
Hal böyle olunca satın aldığı malın ayıplı olduğunu en geç bu tarihte öğrenmiş olduğunun kabulü gerekir. Bu durum karşısında mahkemece dava konusu malın 2. el mal olduğu da gözetilerek TTK. nun 25/3. maddesinde öngörülen sürelerde ayıp ihbarında bulunup bulunulmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy