(4721 S. K. m. 81, 82, 83, 85, 883, 1014)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen REDDİNE yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av.Çetin Yıldırımakın ile davalı vek.Av.Mustafa Halit Ezman ve Av.Adem Ak'ın gelmiş olmalarıyla başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Davacılar vekili, müvekkili şirketlerin de dahil bulunduğu Mustafa Tatlıcı Şirketler Grubu ile İş Bankası arasında gruba dahil şirketlerin davalı banka nezdindeki risklerinin tahsili amacıyla görüşmeler yapılıp mutabakata varıldığını, bunun sonucu müvekkillerinden Güney Turizm ve Turistik Yatırımlar A.Ş.'nin Seven Seas Otelinin bulunduğu gayrimenkul üzerindeki Daimi ve Müstakil Üst Hakkını 3.12.1999 tarihinde davalıya satış yolu ile devir ettiğini, ayrıca HMB A.Ş tarafından ifa edilmesi gereken edimin de yerine getirilerek iki adet villanın 24.11.1999 tarihinde satış yolu ile davalıya devir edildiğini bu işlemlerin tamamlanmasından sonra aradaki mutabakat gereğince daimi ve Müstakil ve Üst Hakkı bedeline ilişkin stopaj ve fon payı tutarının ve 2 adet villanın KDV tutarlarının davalıdan talep edildiğini ancak davalının faturalara itiraz ettiğini belirterek ve fazlaya ait haklarını saklı tutarak Güney Turizm Turistik Yatırımlar A.Ş. için 1.000.000.000.TL HMB İnşaat A.Ş'nin 1.000.000.000.TL olmak üzere toplam 2.000.000.000.TL'nın reeskont faizi ile birlikte tahsilini, bankaya teminat olarak verilen kambiyo senetlerinin müvekkillerine iadesi ile teminat olarak verilen gruba ait gayrimenkuller üzerindeki ipoteklerin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalar arasında bağlantı bulunmadığı için öncelikle davaların ayrı ayrı görülmesi gerektiğini davanın hangi kambiyo senetleri ve hangi ipotekler hakkında olduğu belirtilmeden soyut ifadelerle açıldığı, 11.11.1999 tarihli yönetim kurulu kararının bankanın iç işleyişine ilişkin olup davacılarla yapılan bir sözleşme olmadığını, kaldı ki 11.11.1999 tarihli karardan sonra 18.11.1999 tarihinde başka bir yönetim kurulu kararı daha alındığını bu iki kararın birbirini tamamlayan tek karar olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kaldı ki tapudaki işlemlerinde bu iki karardan sonra gerçekleştirildiğini Yönetim Kurulu kararı ile satıcının ödeyeceği verginin de göz önünde tutularak, satış bedelinin bankaya başkaca bir yükümlülük getirmemek kaydı ile tespit edilip ödendiğini bu durumun bankanın muhasebe kayıtları ile kanıtlanabileceğini, ayrıca davacıların bankaya olan risklerinin de devam ettiği ve bankanın teminatlardan vazgeçmesinin düşünülemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davacılar vekili, çek ve senetlerle ilgili talep ve dava hakkını atiye terk etmiştir.
Mahkemece, stopaj, fon ve KDV'nin davalı banka tarafından ödeneceği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın bu satışların Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 28/A maddesi kapsamında kalıp kalmadığı noktasında toplandığı, bankanın ödemesi gereken 3.475.955.150.000.TL'nin tapu işlemleri sırasında ödendiği iddiasının Kurumlar Vergisi Kanununun anılan maddesi ile çeliştiğini buna göre bu işlemlerden ve villa satışından oluşan KDV den bankanın sorumlu olduğu ve ipotek konulan gayrimenkullerle ilgili kredilerden dolayı davacıların riskinin sıfırlandığı anlaşıldığından, çek ve senetlere ilişkin dava atiye terk edildiğinden bunlarla ilgili davanın açılmamış sayılmasına, HMB İnş. A.Ş'nin diğer davacı ile birleştiğinden alacak davasının fazlaya dair haklar saklı tutularak 2.000.000.000.TL'sının 31.10.2000 tarihinden itibaren işleyecek %60 ve değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ipoteklerin fekkine ilişkin davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacıların dava dilekçesinde hükmedilecek alacağın faizi ile birlikte tahsilini istemiş olmalarına ve usul ekonomisi yönünden davaların birlikte görülmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacılarında dahil bulunduğu, Mustafa Tatlıcı Şirketler grubunun davalı banka nezdindeki risklerinin tahsili amacı ile davacılardan Güney Turizm ve Turistik Tesisler A.Ş'nin Seven Seas otelinin Daimi ve müstakil üst hakkının devri ile HMB İnş. A.Ş'nin maliki bulunduğu iki adet villanın mülkiyetinin davalıya devri konusunda görüşmeler yapıldığı ve 24.11.1999 ve 3.12.1999 tarihlerinde tapuda işlemlerin yapıldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, bu işlemlerle ilgili stopaj, fon ve KDV yükümlülüklerinin davalı banka tarafından yerine getirilip getirilmediği davacıların banka nezdindeki risklerinin sona erip ermediği ve uyuşmazlığın çözümünde banka yönetim kurulunun yalnızca 11.11.1999 tarihli kararının mı, yoksa bu karar yanında 18.11.1999 tarihli kararın da nazara alınması gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Anılan kararlar banka iç ilişkilerine ait yönetsel kararlar olup, bu kararlardan 11.11.1999 tarihli kararla davalı bankanın kendisini bağladığı ve bu hususu davacıya tebliğ ettiği dosya kapsamından anlaşılmamaktadır. Öte yandan tapudaki işlemlerinde belirtilen karar tarihlerinden sonra yapıldığı belirgindir. Bu bakımdan; stopaj fon ve KDV'ye ilişkin uyuşmazlığın çözümünde, bankanın her iki yönetim kurulu kararının birlikte değerlendirilerek çözüme gidilmesi gerekirken, yalnızca 11.11.1999 tarihli yönetim kurulu kararı nazara alınarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
3- Davacıların malikleri olmadıkları taşınmazlar hakkındaki ipoteğin terkini taleplerine gelince;
İpoteğin terkini malik tarafından istenebilir (TMK.883). Bir tescilin terkin edilmesi veya değiştirilmesi kendilerine hak sağlayan kişilerin beyanıyla yapılabilir (TMK.1014). Terkine rıza gösterilmemesi halinde malik tapu kaydının düzeltilmesini dava etmek zorundadır. Mahkeme kararı üzerine terkini malik talep edebilecektir (Prof.Dr. M.Kemal Oğuzman, Prof.Dr. Özer Seliçi, Prof.Dr. Saibe Oktay-Özdemir, Eşya Hukuku 10.Basım Filiz Kitabevi/2004, Sh. 174). Üçüncü kişi hukuki yararının bulunması halinde terkini dava edebilirse de, bu halde malikin de davada taraf olarak gösterilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler araştırılıp irdelenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
4- Davacılar 11.1.2000 tarihli hesap özetlerini delil olarak gösterip, banka riskinin sona erdiğini ve ipoteklerin fekkini istemişlerse de, dosyaya ibraz edilen hesap özetinin davacılardan HMB İnşaat A.Ş'ne ait olup, diğer davacı ile ilgili hesap özetinin dosyada olmadığı bir başka anlatımla Güney Turizm A.Ş'nin riskinin sona erip ermediği konusunda banka defter ve kayıtları incelenmeden ipoteklerin fekkine karar verilmiş olması doğru değildir.
5- Kararda hangi parsellere ilişkin ipoteklerin fekkine karar verildiği, ayrı ayrı gösterilmeden hükmün infazında tereddüt uyandıracak ve HUMK.nun 381, 388 maddelerine aykırı olacak şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3), (4) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400.00.YTL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.11. 2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy