(818 S. K. m. 106, 158) (1086 S. K. m. 43)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tesbit-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı Kompen A.Ş. vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. H.Burhan H. ile davalı vek. Av. Selçuk G.'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirket ile müvekkili arasında 22.5.1998 başlangıç tarihli bayilik sözleşmesi mevcut olduğunu, davalının ekonomik kriz içine girmesi nedeniyle mal vermekte zorlandığını, akitten elde edilmesi gereken menfaati temin edilemeyeceğinin ortaya çıkması nedeniyle akdi 8.3.2002 tarihinde sözleşmenin kendilerine tanıdığı yetkisi çerçevesinde fesih ettiklerini, ancak davalının kendilerinden 100.000 USD ceza-i şart talep ettiğini iddia ederek ceza-i şart ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davası ile bayilik sözleşmesi düzenlenirken davalı şirketinde içinde bulunduğu Kombasan A.Ş.ye ait hisse senetlerinin alınmasının şart koşulduğunu, 12.7.2001 tarihli ek protokol ile akdin feshi halinde hisse senetlerinin bedelinin ödenmesinin taahhüt olunduğunu iddia ederek 137.500 DEM hisse senedi bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kompen A.Ş, akdin feshinin usulsüz olduğunu ve haksız fesih nedeniyle 8.6.1999 tarihli sözleşme gereği ceza-i şart talep hakları bulunduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı Kompen A.Ş birleşen davaya yönelik savunmasında, davacı ile imzalanan bayilik sözleşmelerinde hisse senedi alımı için bir şart olmadığı gibi bedelini ödeme taahhüdünde de bulunmadıklarını, 12.7.2001 tarihli yazı yazan kişinin şirketi borçlandırmaya yetkili temsilci olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davalı Muammer K. savunmasında, 12.7.2001 tarihli yazıyı davacıların bankaları ikna etmek için istedikleri için verdiğini, senetlerin 26.6.2001 tarihinde kendisine bırakıldığını neden bıraktıklarını bilmediğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin süresiz bir akit olması nedeniyle hakkın kötüye kullanılmaması şartı ile her zaman tek yanlı olarak fesih olunabileceği, davalının ceza-i şart talebinin yerinde olmadığı, 12.7.2001 tarihli sözleşmenin davacı şirketi bağlamayacağı ve sözleşmede hisse senedi alım şartı bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı Kompen A.Ş. vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı Kompen A.Ş.nin akdi tek yanlı olarak hakkın kötüye kullanılması suretiyle fesih edildiğini kanıtlayamamış olmasına ve taraflar arasında yapılmış bulunan bayilik sözleşmesinin eki niteliğindeki 12.7.2001 tarihli belgenin davalı şirketi temsile yetkili olmayan Muammer K. tarafından imzalamış olduğu gözetilerek davalı şirketi bağlamayacağının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,
Sonuç: Davacı ve davalı Kompen A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı ve davalı Kompen A.Ş. yararına takdir edilen 400.-YTL. duruşma vekalet ücretinin birbirlerinden alınarak yekdiğerine ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, davacının fazla ödediği peşin harcının istek halinde iadesine, 14.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy