(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı vekilince duruşmalı, davalı-karşı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. O.Uğur Ecevit ile davalı vek. Av. Tülay Cerit'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı ile müvekkili şirket arasında elektrik abonelerinin sayaç endeks okuma işi için sözleşme imzalandığını, sözleşme süresi sona erdikten sonra davalı şirketin 21.6.2001 tarihli yazı ile kendilerine fazla ödeme yapıldığından bahisle 28.478.376.288. TL. talep ettiğini, oysa tahakkuk edilen hizmet bedelinin hesaplanma yönteminde bir hata olmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiş, Yargılamanın devamında teminat mektubunun paraya çevrildiğini, haksız tahsilat nedeniyle davanın istirdat olarak devamını istemiştir.
Davalı savunmasında, davacının endeks okuma işini üstlendiğini, hizmet bedeli hesaplanmasında fiyat artış tarihinin işe başlama tarihi olması gerekirken, sözleşme tarihinin dikkate alınması nedeniyle davacıya fazla ödeme yapıldığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Karşı dava ile TEDAŞ, fazla ödenen 28.478.376.288. TLnin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davanın kabulüne davacının davalıya 28.478.376.288. TL. borçlu olmadığının tespitine, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasındaki sözleşmede fiyat artışının işe başlama tarihi esas alınarak uygulanacağına dair bir hüküm bulunmadığından sözleşme tarihinin esas alınmasında bir usulsüzlük yoktur. Davalı Tedaş'ın bu yöne ilişkin temyiz istemi yerinde değildir.
Ne var ki, Tedaş'ın fiyat artışı sırasında uygulanan hatalı katsayı nedeniyle davacı-karşı davalıya 4.835.519.152. TL. fazla ödemede bulunduğu bilirkişi raporu ile belirlenmiş olup, Tedaş bu alacağını yedinde bulunan teminat mektubunu tazmin etmek suretiyle yargılama sırasında tahsil etmiştir. Bu durumda bu alacak miktarı yönünden karşı davasında haklı olup, lehine masraf ve ücreti vekalet takdir olunması ve alacak tahsil edildiğinden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, hükmedilmesi gerekirken karşı davanın yazılı gerekçe ile reddi doğru olmadığı gibi, diğer yandan davacı-karşı davalı asıl davada da kısmen haklı çıktığı da gözetilmeden asıl davanın tamamının kabulü de kabul şekli ile hatalıdır.
2- Davacının temyizine gelince;
Davalı-Karşı davalı nezdinde bulunan 8.476.225.340. TL. lık teminat mektubu tazmin edilmiştir. Davacının borcu rapor ile 4.835.519.152. TL. olarak tespit olunduğuna göre bu miktar tahsil edilen tutardan düşülerek fazla tahsilatın istirdatına karar verilmesi gerekirken, bu yönde hüküm kurulmamış olması da yanılgılıdır.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunduğundan taraflar yararına takdir edilen 400.00. YTL duruşma vekalet ücretinin birbirlerinden alınarak yekdiğerine ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 14.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy