(6762 S. K. m. 602, 690) (818 S. K. m. 167, 404)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Melek A. vekili ile Akın C. tarafından ve davacı vekilince katılma yolu ile her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, miktar yönünden bu isteğin reddiyle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu taşınmazın satılması için emlak komisyonculuğu yapan davalı Akın Cengiz'e başvurduğu ve taşınmazın davadışı S. Parlak Kandemir'e satıldığını ancak bedelin bir kısmının sonradan ödenmesine karar verildiği için satış işleminden vazgeçilmemesi için tarafların birbirlerine 5.000.000.000.-TL. bedelli teminat senedi verme hususunda anlaşıp senetlerin güvenilir bir kişi olarak davalı Akın'a teslim edildiğini, müvekkilinin komisyon bedelini davalı Akın'a ödeyip senedi geri istediğini, davalı A.'ın da senedi yırttıktan sonra yakarak imha ettiğini ancak daha sonra diğer davalı Melek A. tarafından müvekkili aleyhine senede dayalı olarak takibe geçtiğini ortada iki ihtimal olduğunu ya takip dayanağı senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığı yada davalı Akın C.'in sahte senet imza edip gerçek senedi ciro yolu ile diğer davalıya devrettiğini belirterek davalıların işbirliği içerisinde olduğunu bu nedenle müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tesbiti ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Akın C. takip konusu senedin komisyonculuk alacağına ilişkin olarak düzenlendiğini teminat amaçlı senedin imha edildiğini öne sürmüş diğer davalı Melek A. vekili ise müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, bu nedenle davacının iddialarının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini ifade ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava konusu senedin davacı ile davalı Akın C. arasında şifahi olarak yapılan gayrimenkul tellallığı sözleşmesi nedeni ile düzenlenip adı geçen davalıya verildiğinin kabulü gerektiği, Ankara 17.İcra Hakimliğince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu imzanın davacıya ait olduğunun tesbit edildiği BK.404/3.maddesi uyarınca gayrimenkul tellallığı sözleşmesinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmadığı somut olayda da şifahi yapıldığı için geçerli kabul edilemeyeceği ve davacının senet nedeni ile davalı Akın C.'e karşı sorumluluğunun bulunmadığı, adı geçen davalının 28.1.2004 tarihli oturumda bonoyu takibe koymadan 3 ay elinde beklettiğini ifade ettiği, bu nedenle senedin diğer davalı Melek A.'ın vadenin ve protesto için yasada öngörülen sürenin geçmesinden sonra ciro edildiğinin kabulü gerektiği TTK.'nun 690. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 602. maddesi uyarınca bu durumda alacağın temliki hükümlerinin uygulanması gerektiği BK.'nun 167/1.maddesi uyarınca davacının lehtara karşı ileri sürebileceği def'ileri diğer davalı hamil'e karşı da ileri sürebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne davacının her iki davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş, hüküm davalılarca temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Melek A. vekili ile Akın C.'in yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, fazla ödenen peşin harcın istek halinde iadesine, 06.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy