(2004 S. K. m. 72) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yol ile icra takibine başladığını, kambiyo senedi düzenlemek ticari iş sayıldığından vade tarihinde reeskont faiz oranı %70 olduğu halde %80 oranında talepte bulunulduğunu, bu surette vade tarihinden 20.9.2004 tarihine kadar 21.900.000.000.TL zararın söz konusu olduğunu bildirerek, alacaklının icra dosyasındaki faiz oranına ilişkin talebinin iptaliyle bu oran yerine reeskont faiz oranının uygulanmasına, fazla istenen miktar üzerinden %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının reeskont faiz oranının uygulanmasına ilişkin talebinin kabulüne, icra takip dosyasındaki faiz alacağının takip tarihine kadar % 70 olarak hesaplanmasına, faiz oranının takipten sonrası için tahsil tarihine kadar icra müdürlüğünce değişen oranlarda hesaplanmasına, icra takip dosyasında fazla istenen faiz miktarı olan (senet vade tarihinden takip tarihine kadar) 3.780.737.000.TL üzerinden % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda davalının takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından tazminatla sorumlu tutulmaması gerekirken aleyhine tazminata hükmedilmesi doğru olmadığı gibi kısmen kabul, kısmen red sonucunu doğuracak nitelikte karar verildiği halde reddedilen kısım üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy