(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıyla Eko Booste adlı araçlarda yakıt tasarrufu sağladığı iddia edilen cihazların pazarlaması konusunda anlaşarak, Doğu Anadolu Bölgesi bayiliğini aldığını, bu cihazlardan tanesi 120 DM'den 105 adet alarak, davalıya 3.000 DM peşin, kalan 9.600 DM için 1.856.000.000.TL bedelli senet verdiğini, ancak cihazların yakıt tasarrufu sağlamadığını, malların davalı firmaya iade edildiğini belirterek, mal bedeli 12.600.DM'nin karar tarihindeki TL karşılığının banka reeskont faizi ile ayrıca reklam ve tanıtım giderleri ile 2.500.000.000.TL yoksun kalınan kar, 2.500.000.000.TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinin İzmir temsilciliğine gelerek bir adet söz konusu üründen satın aldığını, daha sonra gelerek çok miktarda satın almak istediğini, davacıya bayilik verilmediğini, aldığı malları kendi adına satmaya çalıştığını, davacının senedi ödeyemediği için malları iade etmek istediğini, malların müvekkiline iade edilmeyerek davacı ile müvekkili şirketin temsilcisinin ortak tanıdığı, Hasan Karacan'a teslim edildiğini, malların ayıplı olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 5.2.1999 tarihli bayilik anlaşması yapıldığı, satıma konu cihazların yakıt tasarrufu sağladığı hususunda kesin kanıt bulunamadığı sadece eksoz gazı emisyonu konusunda az da olsa olumlu katkısı bulunduğu, davacının aldığı mallardan 80 tanesini iade ettiği halde parasını alamadığı iade edilen mal bedelinin 9.600 DM olduğu davacının diğer isteklerinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, iade edilen mal bedeli olan 9.600 DM'nin dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uygulanan faiz oranı uygulanmak suretiyle fiili ödeme günündeki Türk parası karşılığının davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 05.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy