(743 S. K. m. 853, 857)
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili dava dışı B. S. 'ya ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde, alacağı geçersiz rehin sözleşmesine bağlanan davalıya birinci sıranın verildiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili davacının, dava dışı B. S. tarafından kullanılan taşıt kredisine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu; kredinin teminatı olarak ... HZ 271 plakalı araç üzerinde rehin tesis edildiğini ve davacıya yediemin sıfatıyla teslim edildiğini; müvekkili bankanın rehin konusu araç üzerindeki zilyetliğini bu yolla elinde tuttuğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesi'nce yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre; rehin konusu aracın davacıya yediemin sıfatı ile bırakılması sonucunda zilyetliğin borçlunun elinden çıkmadığı, bunun da taşınır rehninin varlığını ortadan kaldırdığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 853'üncü maddesine göre taşınır rehni istisnalar haricinde ancak zilyetliğin rehin alana devri suretiyle kurulabilir ve rehneden rehin konusu malı fiilen ve hasren elinde tuttuğu sürece rehin hakkından söz edilemez.
Somut olayda dava dışı B. S., davalı bankadan kredi almış ve teminat olarak bedeli paylaşıma konu aracı davalı bankaya rehnetmiştir. Davalı banka da rehin konusu aracın zilyetliğin devralmış ve lehine rehin hakkı doğmuştur. Dosya içinde bulunan tarihsiz yediemin senedi ile davacı N. Y"ın rehin konusu aracı davalı banka namına teslim almıştır. Bu durumda davalı bankanın zilyetliği kaybettiğinden ve rehin hakkının ortadan kalktığından söz edilemez. Davacı yedieminin sözleşmeye borçlu lehine kefil olması, anılan yasanın 857'nci maddesi anlamında aracın zilyetliğinin davalının yedinden çıktığı şeklinde de yorumlanamaz.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.05.2005 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy