(818 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin haddecilik işi ile uğraştığını, davalı şirket ile uzun süredir kütük demir alışverişi yaptığını, ödemelerin teamüle göre ödeme günündeki kur üzerinden yapıldığını, dolardaki dalgalanma üzerine 89.092.744 USD'lık kur farkı alacağının ödenmediğini belirterek, alacağın en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunmuş, taraflar arasındaki alışverişin dolar üzerinden değil, TL. üzerinden yapıldığını, alınan mal bedellerinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, mahkemenin davaya bakmaya yetkili olduğu, taraflar arasındaki satışın USD üzerinden yapıldığına ve ticari teamüle ilişkin yazılı belge sunulmadığı, faturalarda satışın TL. üzerinden yapıldığının anlaşıldığı, dört adet mal satış faturalarına ilişkin kur farkı faturasının davalı tarafça ödendiği, ikinci kez kur farkı faturası tanzim edilerek bedelinin talep edildiği, önceki ödemenin teamül bulunduğunu göstermeyeceği, faË metinlerinin davalı tarafça kabul edilmediği ve davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece alınan 02.05.2002 tarihli ilk bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki mal satış faturalarında bedelin TL. olarak gösterildiği, faturada satışın yabancı para üzerinden yapıldığına ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi taraflar arasında satışın yabancı para üzerinden yapıldığına dair bir sözleşme olmadığı ancak davacının düzenlediği kur farkı bedeline ilişkin faturanın ödendiği, davacının haksız olarak ikinci kez kur farkı hesabı yaparak ilk kez hesapladığını mahsup ederek tekrar kur farkı talebinde bulunduğu, takibin haksız olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, bu rapora davacının itirazı üzerine alınan 27.6.2003 tarihli bilirkişi kurulu raporunda "Netice olarak davacı tarafın satmış olduğu ham demir kütüğü Dolar bazında sattığı, faturaları TL bazında tanzim ettiği, daha sonra fatura tarihi ile bu faturaya ait ödeme tarihindeki Merkez Bankası döviz kuru üzerinden değerlendirme yaparak fatura tanzim ederek tahsilat yapmış olduğu incelenen evraklardan anlaşılmış olup, yapılan hesaplamalarımızda davacının alacağı 76.727.220.Dolar tespit edildiği" belirtilmiştir.
Davalının itirazı üzerine ayın bilirkişilerden alınan 09.04.2003 tarihli ek raporda ise, dava konusu faturaların davalı tarafından kabul edilerek yasal defterlere kaydedildiği de belirtilmek suretiyle ilk raporlarındaki görüş tekrarlanarak davacının davalıdan 76.727.220 Dolar kur farkı alacağı olduğu kanısına varıldığı açıklanmıştır.
Alınan ilk rapora karşı davacı itiraz etmiş olup, mahkemece alınan rapor hükme yeterli görülmeyerek ikinci kez bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
27.6.2003 tarihli ikinci bilirkişi raporunda ve davalının itirazı üzerine alınan ek bilirkişi kurulu raporunda satışın yabancı para üzerinden yapıldığı ve bu nedenle davacının fiili ödeme tarihine göre kur farkından 76.727.220 Dolar alacaklı olduğu belirtilmiştir. B.K.nun 83.maddesi gereğince yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki TL karşılığı talep edilebilir. Davalının aynı ilişkinden doğan bir kısım kur farkını ödediği ve dava konusu kur farkı faturalarını da kabul ederek ticari defterlerine kaydettiği çekişmesizdir.
Mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek davacının kur farkından oluşan alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.12.2005 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy