(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince duruşmasız davalı vekilince de her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, satıştan kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, malların müvekkili şirket yetkilisine teslim edilmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece malların şantiye sorumlusu dava dışı Mustafa Özgümüş'e teslim edildiği, davalı ile bu şahıs arasındaki iç ilişkinin davacıyı ilgilendirmeyeceği gerekçeleri ile benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, 9.572.451.491.-TL. asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte takibin devamına, icra takibinden önce temerrüt gerçekleşmediği için işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Alacağa esas teşkil eden malların teslim edildiği iddia edilen dava dışı Mustafa Özgümüş ile davalı şirket arasında inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmeye göre villanın anahtar teslimi inşaatını yapacak olan yüklenici Mustafa Özgümüş'tür. Başka bir ifade ile eser sözleşmesinde de açıkça belirtildiği gibi inşaatta kullanılacak malzeme de yüklenici Mustafa Özgümüş'ün sorumluluğundadır. Nitekim dava konusu malzemelerin adı geçen kişiye teslim edilmiş olduğu dosyadaki irsaliyelerden anlaşılmaktadır. Davalı akdi ilişkiyi inkar ettiğine ve fatura tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamayacağına göre davacı davalıya mal satıp teslim ettiğini yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Mahkemece bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre davacı vekilinin temyizinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy