(4389 S. K. m. 16)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu istemin reddiyle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Davacı vekili, müvekkili Kentbank ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalının da kefil olarak sözleşmede imzası bulunduğunu, krediye istinaden davalı şirkete 1.118.749.000.-TL.lık teminat mektubu kullandırıldığını ve bedelinin yatırılması için takip başlatılmış ise de, itirazlar üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava tarihi itibariyle davacı Kentbank'ın TMSF bünyesinde olmayıp, dava dışı Bayındırbank'la birleştiğini bildirerek husumet itirazında bulunmuş ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece dava tarihinde ve öncesinde TMSF.nun aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Kentbank A.Ş.'nin BDDK.nun 13.12.2001 tarih ve 552 Sayılı kararıyla bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılmış ve tüm aktif ve pasifleriyle birlikte TMSF'ye devredilmiş ve BDDK.nun 20.3.2002 tarih 653 nolu kararıyla Bayındırbank A.Ş. ile birleştirilmesine karar verilmiş ve 5.4.2002 tarihinde Bayındırbank A.Ş. ile devren birleştirilmiştir.
Temettü hakları hariç ortaklık haklarıyla yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen bir bankanın aktif/pasif dava ve takip ehliyetinin ortadan kalktığına dair herhangi bir hüküm Bankalar Kanunu'nda bulunmamaktadır. Aksine, Bankalar Kanunu'nun m. 16, iznin kaldırılmasına ilişkin kurul kararının Resmi Gazetede yayımladığı tarihten itibaren banka hakkındaki ihtiyati tedbir dahil her türlü icra takibatı durur diyerek daha önceki aşamalarda pasif dava takip ehliyetinin varlığını vurgulamıştır. Bu sebeple bankaya karşı dava açılabileceği ve takip yapılabileceği gibi açılmış davalara ve yapılmış bulunan takiplere de devam edilir. Bu nedenle Kentbank A.Ş.nin takip yapmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bayındırbank A.Ş. (Kentbank A.Ş.) vekili ise vekaletnamesini dosyaya ibraz ettiğinden davada temsil noksanlığından da söz edilemez. Bu durumda mahkemece davanın esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 29.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy