(4721 S. K. m. 875) (2004 S. K. m. 235) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dava dışı borçlu Mustafa Ersöz'e ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde alacağı limit ipoteği ile teminat altına alınmış bulunan davalı bankaya limit ipoteğinin üzerinde bir pay ayrıldığını; öte yandan müvekkilinin alacağının tahsili için girişilen takibin ilama müstenit olduğunu ve takip ve kesinleşme tarihlerine göre dördüncü değil, ikinci sırada olması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İcra Mahkemesi'nce taşınmazın alacağa mahsuben davalı bankaya ihale edildiği ve satış bedelinin alacağı karşılamadığı, ikinci derecede ipotek alacaklısının hakkı olmasına rağmen ihale bedelinden arta kalan para olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Sıra cetveline itiraz davaları sırasına ya da alacağının esas veya miktarına itiraz edilen alacaklılara karşı açılır. Davacı bir yandan davalı bankanın alacağının hesaplanmasında hata yapıldığını ileri sürerken, diğer yandan da dava dışı T. İş Bankası AŞ.ne verilen sıraya itiraz etmektedir. Bu durumda davanın adı geçene yöneltilerek usulüne uygun biçimde taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılama yapılması gerekirken, bundan zuhul edilmesi doğru görülmemiştir.
2- Davacı davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin üst sınır (limit) ipoteği olduğunu iddia etmektedir. Üst sınır ipoteği alacaklının ipotek akit tablosunda gösterilen meblağa kadar oluşan alacağını temin ederken, kesin borç (ana para) ipoteği, akit tablosunda gösterilen asıl alacak ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 875 nci maddesinde sayılan fer'ileri de teminat altına alır.
Bu durumda mahkemece davalı T. Vakıflar Bankası TAO. lehine düzenlenen ipoteğin akit tablosunun celp edilerek, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ipoteğin türü saptanmak ve ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takiplerde haciz işlemi yapılamayacağı ilkesi de göz önünde tutulmak suretiyle bir karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy