(1086 S. K. m. 432, 433) (Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği m. 41) (01.06.1990 T. 1989/3 E. 1990/4)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince de her ne kadar duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de süresinde olmayan bu istemin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, davacı abonenin kaçak elektrik kullanmadığı iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, 24.9.2002 tarihli 3032242 ve 3032243 nolu faturalardan dolayı davacının toplam 11.645.707.664.-TL. borçlu olmadığının tesbitine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Mahkeme hükmü davacı vekiline 3.9.2004 tarihinde, davalı vekilinin temyiz dilekçesi ise 21.10.2004 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK.'nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük ve aynı kanunun 433/2.maddesinde düzenlenen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra 5.11.2004 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 1.6.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince, hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Şöyle ki kaçak elektrik kullanımında tüketimin tesbiti ETY'nin 41. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin A fıkrasında tüm abonelerde öncelikle ihtilafsız dönemlerdeki tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre tesbit edileceği öngörülmüş, diğer fıkralarda ise doğru tesbit edilmiş tüketim değeri yoksa tesbitin ne şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda öncelikle tarifenin 41/a maddesi uyarınca araştırma ve inceleme yapılması gerekirken mahkemece bu yönde herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan tarifenin 41/b. maddesi çerçevesinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy