(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ödünç olarak verdiği paraya karşılık 06.09.1996 keşide tarihli 1.000.000.000.- TL bedelli çeki aldığını, alacağın tahsili için başlatılan İcra takibinin itiraz sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımına uğrayan çekten dolayı borçlu olmadıklarını, işlemiş faiz ve tazminat talebini de kabul etmediklerini bildirerek davanın zamanaşımı yönünden ve esastan reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre çekteki imzanın inkar edilmediği, ödeme savunmasında bulunulmadığı, takip ve dava konusu çekin ödünç para karşılığı alındığının tanık beyanlarıyla anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 1.000.000.000.- TL asıl alacak ve 3.347.220.596.-TL işlemiş faiz alacağı toplamı olan 4.347.220.596.-TL üzerinden devamına, davalının asıl alacağın % 40 oranında tazminattan sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2003/3389 Esas sayılı icra takibi ile 1.000.000.000.-TL asıl alacak, 3.715.000.000.-TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.715.000.000.-TL'nın takipten sonra tamamına işleyecek faizi ile birlikte tahsilini içerir şekilde talepte bulunmuş olup, mahkemece talebin toplam 4.347.220.596.-TL'sı üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
B.K.'nun 104/son maddesi hükmüne göre işlemiş temerrüt faizine tekrar faiz işletilmesi yasaya aykırıdır. Bu nedenle takip sonrası dönemde sadece asıl alacağa faiz işletilmesine olanak sağlayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy