(818 S. K. m. 101) (3095 S. K. m. 1)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 09.02.1995 tarihli bayilik sözleşmesi gereği, davalıya orman ürünleri sattığını, bakiye 4.800.460.033.-TL. borcun ödenmediğini ileri sürerek bu miktarın 23.03.1997 tarihinden itibaren en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalıdan 4.800.460.033.TL. alacaklı olduğu, ancak Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1997-77 Esas 1999-557 Karar sayılı dosyasında lehine hükme bağlanan 500.000.000.-TL.yi dava açarken mahsup etmediği, anılan davada, davacının yasal faiz isteyebileceği, davadan önce temerrüt söz konusu olmadığı için dava tarihinden itibaren faiz istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.300.460.033.-TL.nın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince, kabulüne karar verilen miktara, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile ilk açılan dava tarihi olan 27.3.1997 tarihinden geçerli en yüksek ticari reeskont faizi uygulanması gerektiğinden bahisle temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle taraflar arasında imzalanan 09.02.1995 tarihli bayilik sözleşmesinde temerrüt faiz oranına ilişkin bir hüküm bulunmadığından dava tarihinde yürürlükte bulunan 4489 Sayılı Yasa ile değişik 3095 sayılı kanunun 1. maddesi uyarınca yasal faize hükmedilmesinde ve B.K. nun 101. maddesi gereğince borçlu daha önce temerrüde düşürülmediği gibi, kısmî davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasının ek davada talep edilen faizin ilk dava tarihinden itibaren başlatılması sonucunu da doğurmayacağı gözetilerek ek dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre,
Sonuç: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 07.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy