(2004 S. K. m. 142, 268) (6183 S. K. m. 69) (4389 S. K. m. 15, Ek. m. 5) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili düzenlenen sıra cetvelinde davalının ihtiyati haciz tarihinin dikkate alındığını oysa davalının ihtiyati haczinin kesinleşmesinden önce müvekkili bankanın alacağı için hacizler konulduğunu, sıra cetvelinin İİK.nun 268 nci maddesi uyarınca yapılması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili gerek kendi alacaklarının ve gerek davacı alacağının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip ve tahsil edildiğini; düzenlenen sıra cetvelinin anılan yasanın 69 ncu maddesine uygun olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesi'nce davalının ihtiyati haczinin 08.11.2001, davalının haczinin ise 19.04.2002 tarihli olduğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 69 ncu maddesi uyarınca sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerek davacının ve gerek davalının alacaklarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde takip ve tahsil edileceklerinde tereddüt yoktur (4389 sayılı Bankalar Kanunu m.15 ve Ek madde 5). Anılan yasaya göre hacze iştirakten bahsedilebilmek için konulmuş bulunan hacizlerin kesin haciz olması gerekir; ihtiyati hacizler hacze iştirak imkanından yararlanamazlar. Bu durumda mahkemece anılan ilkeler çerçevesinde ve HUMK. nun 74 ncü maddesi de göz önüne alınarak bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy