(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın pasif husumet yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akaryakıt bayii sözleşmesi imzalandığını, davalının her koşulda istasyonun (15) yıl süre ile müvekkili şirkete ilişkin satış ve servis istasyonu olarak faaliyet göstereceğini taahhüt ettiğini, ancak dava dışı Belediye tarafından benzin istasyonunun yıkıldığını, müvekkilinin istasyon için büyük yatırımlar yaptığını, bu sebeple de zarara uğradığını belirterek fazlaya ait hakların saklı kalmak üzere 300.000 USD'nin faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlık konusu benzin istasyonunun kurulduğu taşınmazın mülkiyetinin dava dışı belediyeye ilişkin olduğunu ve onun tarafından yıkıldığını, olayda müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda mülkiyeti dava dışı Osmangazi Belediyesi ile davalı arasında yap-işlet-devret biçiminde akaryakıt istasyonu inşa edilmek üzere (15) yıl süreli mülkiyetin Gayri Ayni Hak tesis edildiği ve belediyeden gerekli izinlerin alındığı, 12.11.1993 gününde davacı ile davalı arasında Bayilik sözleşmesi imzalandığı ve davacı tarafından akaryakıt istasyonunun tesis edilip davalıya teslim edildiği daha sonra istasyonun işletmesinin davacının bilgisi dahilinde 1.8.1994 gününde dava dışı EEV Otomotiv firmasına devredildiği, 2002 yılında ise dava dışı belediyenin taşınmaz üzerinde eklentiler yaptığı ve EEV Otomotiv şirketinin istasyonunu başka firmaya devrettiği iddiası ile davalı ile sözleşmeyi feshettiği ve istasyonun 2002 yılı Haziran ayında dava dışı Belediye tarafından yıktırıldığı, yıkım sebebinin, dava konusu taşınmaza işletme ruhsatına aykırı olarak LPG istasyonu ilave edilmesi olduğu, bütün bu olayların davalının bilgisi dışında, dava dışı belediye ve dava dışı şirketlerden kaynaklandığı ve davalıya atfedilecek bir kusur olmadığı gerekçesi ile davanın husumet sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 13.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy