(2004 S. K. m. 67, 67/2) (818 S. K. m. 101)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen REDDİNE yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan Hüseyin Memiş ve Ercüment Aydalga tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Davacı vekili, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Levent Aydalga vekili, borcun 600.000.000.-TL.'si için kefil olduğunu belirterek, üzerini aşan kısım yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalılar davaya cevap vermedikleri gibi yargılamaya da katılmamışlardır.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, Burhaniye İcra Müdürlüğünün 2000/259 sayılı dosyasında temerrüt faizi oranının %150 olarak kabulü ile takibin Hüseyin Memiş yönünden 5.571.649.000.-TL. üzerinden kefil Ercüment Aydalga yönünden 3.180.149.000.-TL. üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, birleştirilen dosyada kefil Levent Aydalga yönünden davanın kabulü ile Burhaniye İcra Müdürlüğünün 2000/259 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, itiraz edilen asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı Hüseyin Memiş ve davalı Ercüment Aydalga tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- BK.nun 101. maddesi uyarınca borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş olmadıkça muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Somut olayda, hesabın katı ihtarnamesinde tebliğ şartına rastlanmamıştır. İhtarnamenin tebliğ edilmemiş olması durumunda temerrüdün takiple gerçekleşeceği kuşkusuzdur. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin hesabın katı tarihinden itibaren temerrüt faizi hesabı yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabet görülmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, hesabın katı tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz yürütülerek temerrüt tarihi itibariyle anaparaya eklenmek süretiyle kapitalize edilip o tarihten sonrası için sözleşme hükümleri doğrultusunda temerrüt faizine hükmetmekten ibaret olmalıdır.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edenlerin öteki temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün temyiz edenler yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy