(818 S. K. m. 6) (1086 S. K. m. 45)
Taraflar arasındaki birleşen İstirdat-Muarazanın Men'i davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmim süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, taraflar arasında 4.4.2005 tarihinde ihraç kayıtlı elektrik alım satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 9.maddesine göre elektrik enerjisi birim satış fiyatı 4.20 USD/cent/kwh olduğu halde müvekkilinin Ocak 2006 döneminde aldığı 63100.000 kwh enerji için davalının birim fiyatı 5.10 Usd /cent/kwhdan 31.01.2006 tarihli 3218100 Amerikan Doları tutarlı fatura düzenlediğini, müvekkilince süresinde faturaya itiraz edildiğini 2650200 USD olan gerçek borcun suresinde ödendiğini, birim fiyat yönünden haksız olarak muaraza yaratıldığını ilen sürmüş ve 31.01.2006 tarihli faturadan dolayı müvekkilinin 567900 USD borçlu bulunmadığının tespitine, taraflar arasındaki (birim fiyat yönünden) muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada ise, davalı tarafın sözleşmenin feshedileceği uyarısı üzerine, ihtirazı kayıtla 567000 USD. nin davalıya 21.03.2006 da ödendiği, davalının usulsüz uygulamasının Şubat 2006 ayı içinde de aynen devam ettiği, oysa sözleşmenin 10/3 maddesi gereğince faturanın her hangi bir bölümüne itiraz edilmesi halinde ihtilaf halledilinceye kadar faturanın ihtilafı kısmına tekabül eden bedelin bloke edilip ödeme yapılmaya devam edilmesi gerektiği, bu durumda 13. maddeye dayalı fesih yolunun seçilmesinin yerinde olmadığı ileri sürülerek faturaların ihtilaflı miktarlarına ilişkin ödemelerin durdurulması ile anlaşmazlığın giderilmesine, sözleşmenin 10/3 maddesinin uygulanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sözleşmede 2006 yılı için Elektrik Enerjisi Birim Satış Fiyatının belirlenmediğim, fiyatı belirleme yetkisinin de müvekkil şirket yönetim kumluna ait olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, sözleşmenin 9.maddesinde belirlenen 4.20 USD/cent/kwh birim satış fiyatının 2005 takvim yılı için geçerli olduğu 2006 yılı için geçerli olan fiyatın sözleşme hükümleri doğrultusunda davalı yönetim kurulunca 5.10 USD/cent/kwh olarak saptandığı, sözleşmeye aykırılığın söz konusu olmadığı gerekçeleri ile asıl davanın reddine, eda davası açılacak hallerde tespit davası adamayacağından birlesen davanın da yerinde olmadığına karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 4.4.2005 tarihindeki İhraç Kayıtlı Elektrik Satışına ilişkin ikili Anlaşma başlıklı bir sözleşme imzalandığı ve sözleşmenin halen yürürlükte olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, sözleşmenin 9. maddesinde belirtilen birim satış fiyatının 2006 yılı için de geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Satış Tarifesi başlıklı 9. maddede alıcının bu anlaşma hükümleri gereğince ilk takvim yılı (2005) itibarı ile her bir uzlaştırma dönemi içinde satın aldığı elektrik enerjisi miktarına uygulanacak birim satış fiyatı anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten geçerli olmak üzere 4.20 USD cent/kwh'tır hükmüne yer verilmiştir. Sözleşmenin 5.maddesinde ise Anlaşmanın süresi düzenlenmiştir. Buna göre, Sözleşmenin süresi 6 (altı) yıldır. Alıcının her takvim yılının bitiminden 30 gün öncesinde yazılı olarak talep etmesine bağlı olarak, bu 6 (altı) yıllık süre; satıcının üretim kapasitesinin yeterli olması, sözleşme birim elektrik enerjisi satış fiyatının (USD cent/kwh) satıcının yıllık ortalama birim maliyetinin üzerinde olması ve Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulan yıllık yatırım ve Finansman Kararnamesindeki hususlara uygun olması halinde, sözleşmenin bu çerçevede birer takvim yılı uzatılmasıyla bulunan süredir. Ancak tarafların mutabakatı ile bu süre uzatılabilir.
Dava konusu sözleşmede, ilk yıldan sonraki yıllar için yeniden birim fiyat belirleneceği ve bu fiyatın davalı şirketin yönetim kurulunca saptanacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Aksine, 5.maddedeki diğer koşulların yanında sözleşmenin 9. maddesinde belirtilen Sözleşme birim elektrik enerjisi satış fiyatının satıcının yıllık ortalama maliyetinin üzerinde olması ve Bakanlar Kurulu'nca yürürlüğe konulan yıllık Yatırım ve Finansman Kararnamesindeki hususlara uygun olması halinde sözleşmenin bu çerçevede birer takvim yılı uzayacağı öngörülmüştür.
Davacı, 10.11.2005 tarihli yazısıyla aynı sözleşme şartları ile 2006 yılında da ihraç kayıtlı elektrik alım sözleşmesinin devamını talep ettiğim davalıya bildirmiştir. Davalı bu yazıya cevap vermemiş, ihtirazı kayıt bildirmeksizin davacının talebini karşılayarak yeni dönemde de elektik satışına devam etmiştir. Başka bir anlatımla, davalı, davacının talebini (icabım) münasip bir müddet içinde reddetmemiştir.
Zımni Kabul'ü düzenleyen BK.'nun 6. maddesi uyarınca icabı dermayan eden kimse gerek işin hususi mahiyetinden, gerek hal ve mevkiin icabından nasi sarih bir kabule intizar mecburiyetinde olmadığı takdirde, eğer icap münasip bir müddet içinde reddedolunmamış ise, akde münakit olmuş nazariyle bakılır".
Bu durumda Mahkemece, anılan yasa hükmü gözetilerek davacının 2006 yılı için aynı sözleşme şartları ile elektrik alımına devam edeceğine ilişkin yazılı talebinin davalı tarafça münasip süre içinde reddedilmeyip elektrik satışına devam edilmesinin icabın zımnen kabulü anlamına gelip gelmeyeceği hususu üzerinde durulup tartışılmadan ve sözleşme birim fiyatının 5. maddede öngörülen koşullara uygun olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, birleştirilen davada, sözleşmenin 10/3 ve 13. maddeleriyle ilgili olarak davalının çıkardığı iddia edilen anlaşmazlığın giderilmesi (muarazanın men'i) talebinde de bulunulmuştur. Yerel mahkeme gerekçesinde de esas ve birleşen davanın Muarazanın Men'i istemine ilişkin olduğu açıkça belirtilmiştir. O halde mahkemece birleşen davadaki Muarazanın Men'i (Anlaşmazlığın Giderilmesi) talebi yönünden işin esası incelenerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, birleşen davanın müspet tespit davası olduğu gerekçesiyle reddi isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy