(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 290)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit-senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden E.'nin dava dışı kişiye olan kira borcunu davalının ödemeyi üstlenip bunun karşılığında teminat olarak davaya konu senedi aldığını, buna karşılık müvekkilinin kira borcunu ödemediğini ileri sürerek senetten dolayı müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bağ evinin yapımı karşılığında davacılardan E.'ye 5.500.000.000. TL verdiğini, davacının inşaatı tamamlayamadığını, borcuna karşılık 2.500.000.000. TL bedelli davaya konu bonoyu verdiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dinlenen tanık beyanlarından davalının davaya konu bonoyu davacılardan E.'nin dava dışı kişiye olan kira borcunu ödemek için aldığı, ancak çekle ödeme yapacağını söyleyen davalının bonoyu hile ile alıp ödeme yapmadığı gerekçesiyle bononun iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacılar, dava dilekçelerinde davacı E.'nin ev sahibine olan kira borcunun davalının bu borcu ödeyeceğini bildirmesi nedeniyle dava konusu bononun davalıya teminat olarak verildiğini, ancak davalının bu borcun dava dışı ev sahibine ödenmesi edimini yerine getirmediğini iddia ederek hile nedeniyle bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.
Davalı İ. ise, 20.04.2006 tarihli oturumda yapılan isticvabında senedin davacı E.'ye yapacağı inşaata karşılık peşin olarak ödenen paranın teminatı olarak alındığını savunmuştur.
Bononun düzenleniş nedeninin nakden olduğu gözetildiğinde davacıların bononun kira bedelinin ödenmesinin teminatı olarak davalıya verildiği ve kira borcu ödenmediği için bedelsiz kaldığı yolundaki iddiasını HUMK'nun 290 vd. maddeleri gereğince yazılı delille kanıtlamaları gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek olayda hilenin varlığı kabul edilip tanık dinlemek suretiyle davanın kabulü isabetsizdir.
Bu durumda mahkemece davacıların delilleri toplanıp gerektiğinde dava dilekçesinde ve sair delil denilmek suretiyle yemin deliline de dayandıkları gözetilerek yemin hakkı hatırlatılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy