Mahkemesi:Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih: 24.06.2010
No: 407-664
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya uzun yıllardan beri farklı tarihlerde mal sattığını, faturalar düzenleyerek malları teslim ettiğini, faturalar ve sevk irsaliyelerinin davalı yana gönderildiğini ve davalı yanca teslim alınarak itiraz edilmediğini, davalının mallar karşılığı kısmi ödemelerde bulunduğunu, ancak dava değeri kadar ödemenin yapılmadığını, bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kendi ticari defterlerine dayandığını, müvekkil şirket defterlerinin delil olarak gösterilmediğini, takip konusu faturaların müvekkiline gönderilmediği gibi fatura içeriği malların müvekkiline teslim edilmediğini belirterek, davanın reddine ve haksız takip nedeniyle %40’dan aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu alacağın cari hesap ekstresine dayandırıldığı, fakat taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, hesap mutabakatının yapılmadığı, cari hesabın kesilerek davalıya tebliğ edilmediği gibi dava konusu emtiaların sevk irsaliyesinin olmadığı, teslime ilişkin bir belge ibraz edilmediği, tanzim edilen faturaların davalıya tebliğinin yapılmadığı ayrıca davacı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığından lehine yasal delil olarak kabulünün mümkün olmadığı ve davacının yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizin 14.12.2009 tarihli kararı ile mahkeme hükmü “HUMK.nun 381/2.maddesine aykırılık teşkil ettiği” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve davacının kötüniyetle takip yaptığı ispatlanamadığından davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.