Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu.... İnş. Tic. Ltd. Şti arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmeleri uyarınca kredi kullandırıldığını, davalıların sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yer aldıklarını, kredi geri ödemelerinin aksaması üzerine hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında girişilen ilamsız icra takibinin haksız itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, takibe yönelik itiraz dilekçesini tekrar ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesin istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne, davalıların takibe vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına ve davacı alacaklının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı bankanın temyizine gelince, banka kredi sözleşmesinden doğan alacak likit(belirlenebilir, bilinebilir) olduğundan İİK.nun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine hükmedilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmemesi doğru görülmemiştir. Diğer yandan, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun Değişik 123/3.maddesindeki harç istisnası yurtdışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile sınırlı olarak uygulanmalıdır. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2010 tarih 2008/81 Esas 2010/8 Karar sayılı kararında da “… Yasa koyucu itiraz konusu kuralda; bankalar yurtdışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılmak üzere temin edilen kredilere ait bazı işlemlerden harç alınmayacağını belirttiğine göre, bankaların kendi özkaynaklarından veya diğer kredi kurumlarından temin ettikleri kredileri Genel Kredi Sözleşmesi’yle gerçek veya tüzel kişilere teminatlı veya teminatsız olarak kullandırmaları itiraz konusu kural kapsamında değerlendirilemez” denilmek suretiyle bu husus açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda dava kabul edildiğine göre kabul edilen tutar üzerinden davalıların nisbi karar ve ilam harcıyla sorumlu tutulması gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden davada harçtan muafiyet söz konusu olduğundan harç alınmasına yer olmadığına dair gerekçeye dayanılarak hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.