Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Tarih: 30.6.2009
No: 781-345
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalılardan ... A.Ş.nin ürettiği ve diğer davalı Batı Group A.Ş.nin bayii olarak sattığı plastik boruları dava dışı ... San.Ltd.Şti.ne ait inşaat alt yapı su borusu olarak montajını yapıp kullandıklarını ve tesisi teslim ettiklerini ancak iş sahibinin boruların 7 ayrı yerde patladığını ileri sürerek kendilerinden tamir istediğini, bunları tamir etmeye çalışırken 14 farklı yerde daha su borularının patladığını, iş sahibinin bu yerdeki su alt yapı sistemini başkasına yaptırmasına muvafakat verdiklerini, sonuçta iş sahibinin yeniden su alt yapı tesislerini 27.700.50.-TL.ye yaptırdığını, bu bedeli banka havalesi ile iş sahibine ödediklerini, sözü edilen borulardaki hatanın imalattan kaynaklandığını ileri sürerek iş sahibine ödenen 27.700.50.-TL.nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Fırat A.Ş. vekili, davaya konu su borularında üretim hatası olmadığını, malların standartlara uygun depolanmama, uygun ... ve kaynak yapmamak (montaj hatası) veya montajdan sonra sisteme su vererek basınç testi yapılmamasından (işçilik hatası) doğmuş olabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Batı Group A.Ş, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporları doğrultusunda, davacı tarafın montaj-işçiliğini yaptığı, davalılardan Batı Group A.Ş.tarafından satılan, diğer davalı Fırat A.Ş. tarafından üretilen su boruları ürünlerinin yeterli dayanıklılıkta olmadığı, standart üretim teknik özelliklerin ihtiva etmediği, yetersiz nitelikteki ürünlerin piyasaya sürülmesinde, ürünlerdeki yetersizliğin üretiminden veya uygun ortamda depolanmamasında oluşacak zarara davalıların katlanması gerektiği, davalıların her ikisinin de üretici-bayii sıfatıyla hem ayıp ve haksız fiil hükümleri ile hem de 4077 Sayılı Yasanın 4.maddesi gereğince müteselsil sorumlu oldukları, davacının zararının 18.984.00.-TL.olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 19.984.00.-TL.nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
04.07.2008 havale tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu boruların yükseltgenme indüksiyon süresi Türk Standartlarına göre 20 dakika olması gerekirken 9 ile 10 dakika aralığında bulunduğu, bulunan değerlere göre dava konusu polietilen borunun uygun kalitede olmadığı, oksidasyona karşı dayanıksız olmasının kolaylıkla mekanik özelliklerini yitirebileceğini gösterdiği, erime akış hızı ise (5 kg/190 C) 1.4 g/10 dakika bulunduğu aynı standartlara göre bu değerin 0.2 ile 1.4 g/10 dakika arasında olması gerektiği, değerlerin üst sınırda olmakla malzemenin olması gereken mukavemet ve basınca dayanıklılık gösteremeyeceği, ancak bu değerlerin dava konusu boruların fabrika çıkış değerleri olabileceği gibi boruların uzun süre uygun olmayan şartlarda bekletilmiş olmasından da kaynaklanabileceği, bunun ayrımının güç olduğu ifade edilmiştir. Bu durumda dava konusu malzemelerin üretim hatasından kaynaklı ayıplı olup olmadığı konusunda bilirkişilerce net bir kanaat belirtilmemiştir. Bilirkişi raporuna da davalı yanca itiraz edilmiştir. Mahkemece, dava konusu malzemelerdeki ayıpların üretimden mi yoksa boruların uzun süre uygun olmayan koşullarda bekletilmiş olmasında mı kaynaklandığı konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bir bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, davacının tüm davalının öteki sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istekleri halinde iadesine, 8.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.