(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı A. K. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı A. K. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu durumda bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede asıl borçlunun kredi limiti 1.000.00 YTLden 2.000.00 YTLye yükseltilmiş ise de kefalet limiti konusunda böyle bir artışa rastlanmadığı, aksine kefalet limitinin 1.000.00 YTL olduğunun kefil bölümünde açıkça belirtildiği görülmüştür. Mahkemece bu yönleri gözetmeden görüş bildiren bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir. Öte yandan temerrüt ihtarı davalı A. K.ya 31.03.2001 gününde tebliğ edilmiştir. İhtarnamede derhal ödeme kaydı bulunduğuna göre anılan davalının 01.04.2001 gününde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Bunun yanında uygulanacak faiz oranı konusunda herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan takipte talep edilen faiz oranı üzerinden hüküm kurulması da doğru değildir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) no.lu bentte belirtilen nedenlerle davalı A. K. vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte belirtilen nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 02.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy