(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların kredi borcunu ödeyeceklerine dair taahhütte bulunduklarını, ancak borcu ödemedikleri gibi alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, takip dayanağı taahhütname adı altında imzalanan belgenin geçersiz olduğunu, belgede banka temsilcisinin imzasının bulunmadığını, 3. şahısların kullanmış oldukları kredi borçlarının müvekkillerine yükletilmeye çalışıldığını, taahhütnameye konu olan İ. A. kredisi incelendiğinde bu şahsın kredi sözleşmesini imzalamadığının anlaşılacağını, davacı bankanın kötüniyetle kendi memurlarının vermiş olduğu zararları müvekkillerine ödetmeye çalıştığını savunarak davanın reddiyle davacının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen 25.6.2008 tarihli bilirkişi kurulunun raporuna göre, davalıların çeşitli tarihlerde alınan kredi borçlarını 30.9.1999 tarihi itibariyle ödemeyi kabul ettikleri, alınan bilirkişi raporlarında davalıların kredi borcu olduğu, bunun ödendiğine dair herhangi bir belge, kayıt ya da başkaca delil sunulmadığı görülmekte olup, davalı tarafın sözkonusu taahhütnamenin hile ve baskıyla düzenlendiği yönündeki iddiasını kanıtlayamadığı, davalıların takip tarihi itibariyle 194.810.00.-TL. toplam borçları bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı banka yapmış olduğu icra takibinde 61.629.773.591.-TL. asıl alacak, 126.837.905.664.-TL. faiz, 6.341.895.281.-TL. BSMV olmak üzere toplam 194.809.574.536.-TL. nin takip tarihinden itibaren işleyecek % 80 temerrüt faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davacının takipte işlemiş faizle birlikte toplam alacağına yeniden faiz talep etmesinin B.K.nun 104/son maddesine aykırılık teşkil ettiği düşünülmeden mahkemece faize faiz yürütülmesine olanak sağlayacak biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 31.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy