ÖZET: DAVA KONUSU ALACAK FON ALACAĞI NİTELİĞİNDE OLUP, BU TÜR ALACAKLARLA İLGİLİ DAVA VE TAKİPLERDE ZAMANAŞIMI SÜRESİ 20 YILDIR.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili bankanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibinde davalının faiz oranı ve fer’ilerine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin TMSF tarafından atanan yöneticiler tarafından idare edildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi ve hesap katından sonra protokol kapsamında davacı bankaca Maliye’ye ödenen KKDF ve BSMV’nin tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasında düzenlenen protokole göre en son taksitin 20.12.1995 tarihinde davalı şirket tarafından ödendiği, davacı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 141. maddesindeki 20 yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacağı, en son taksitin ödendiği 20.12.1995 tarihinden itibaren 15.06.2007 takip tarihi itibariyle (10) yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu gerekçeleriyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 141. maddesine göre; “Bu kanundan kaynaklanan fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi 20 yıldır.” Aynı Kanun’un 16. maddesi uyarınca; “Bu kanun ile fon alacağının tahsili bakımından yarar görülerek zamanaşımı ve diğer konularda fon lehine getirilen hükümler makable şamildir.” Bir bankanın yeniden yapılandırma ya da tasfiye sürecine girmesi nedeniyle bu bankanın çeşitli borçlarını devralan ya da banka adına ödemeler yapan fonun ilgililere karşı açacağı sorumluluk davalarında zamanaşımı süresi 20 yıl olarak belirlenmiştir. Ayrıca fonun bu kanun kapsamında açabileceği davalardan söz edildiğine göre alacağın hukuki sebebi önemli değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.04.2006 gün 2006/12-110 esas, 2006/122 sayılı kararında yasal düzenleme doğrultusunda zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğunun kabulü gerektiği de belirtilmiştir.
Somut olayda dava konusu alacak fon alacağı niteliğinde olup 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 141. maddesine göre bu tür alacaklarla ilgili dava ve takiplerde zamanaşımı süresi 20 yıldır. Bu durumda mahkemece, dava tarihi ve alacağın muaccel olduğu tarih itibariyle zamanaşımı süresi dolmadığından zamanaşımı def’inin reddiyle işin esasına girilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
S o n u ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy