MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten aralarındaki ticari ilişki nedeniyle toplam 4.673,29 TL alacağı olduğu, iş bu alacağın tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını, davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili icra dairesi ve mahkemenin Sivas İcra Daireleri ve Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin olarak ise, davalı ile davacı şirketin aralarında iş ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin itirazında haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar arasında mevcut olan ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen fatura tutarı olan 4.673,29 TL alacağının bulunduğu, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği takip tarihine kadar faiz talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın 4.673,29 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağın %40’ı oranında davacı lehine tazminat takdirine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafça hem icra dairesinin yetkisine hem de borca itiraz edildikten sonra açılan itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine de itirazda bulunulmuştur.
İtirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde takip yapılması dava şartlarından olduğundan mahkemece İİK.m.50 uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.02.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
Davalı borçlu, icra dairesinin yetkilisi ve borca itiraz ettikten sonra açılan itirazın iptali davasına bakan mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir.
Mahkemece, yetkisizlik kararı verilmiş, ancak sayın çoğunluk mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisini incelemesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Bu durumda mahkeme önündeki uyuşmazlığın yargılama yetkisinin kendisinde mevcut olup olmadığı araştırılmalıdır. Kendisini yetkili görmesi halinde yetki itirazını reddederek icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemeye bağlamalıdır. Mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi isabetli olduğundan kararın onanması gerektiği görüşündeyim. Bu nedenle sayın çoğunluğun bozmaya ilişkin görüşüne iştirak edemiyorum.
Full & Egal Universal Law Academy