Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. Çağdaş Akıncı ile davalılardan ... vekili Av. .... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin ... Özel Sağlık Hizm. Tic. Ltd. Şti. ünvanlı şirketin hisselerine davalı ...'nin talip olduğunu, müvekkilinin hisselerini davalıya devrettiğini, düzenlenen protokol gereği üç adet senet aldığını, 600.000 TL.'ye kadar şirketin borçlarını üstleneceğini, fazlası çıkar ise teminat olarak aldığı bu senetleri elinde tutacağını ancak, devir işlemleri tamamlandığında senetlerin doldurularak takibe konulacağının bildirildiğini, senetlerin herhangi bir ticari ilişkiye dayanmadığını, bedelsiz olduğunu belirterek toplam 200.000.00 TL. tutarındaki üç adet senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada ise; davacı vekili, asıl dava dosyasına konu olan senetlerin muvazaalı olarak ... ve ...'ya ciro yolu ile devredildiğini, bu senetlerin hile yolu ile alındığını, iyiniyetli hamil olmadıklarını, ...'ın asıl dava dosyası davalısı ...'nin çalışanı olduğunu ileri sürerek senetlerin ciro yolu ile hamili olan davalılara karşı borçlu olmadığının tespitine, senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davalı vekili, müvekkilinin davacıdan tıp merkezini devraldığını, ancak senetlerin tıp merkezi devri ile ilgili olmadığını, davacıya nakit para verdiğini, bu konuda protokol imzalandığını, davacının iddialarını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davalı, ... vekili, müvekkilinin ciro yolu ile hamil olduğunu, davacının soyut iddialarda bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalılardan ... ile tıp merkezinin hisse devri konusunda 24.02.2009 tarihli protokol düzenledikleri protokol altında ki imzaya davacının itiraz etmediği, sadece protokolün içeriğinde yer alan ve 200.000 TL. tutarındaki üç adet senedin protokolde davalı ...'ye borç para karşılığında verildiğinin yazılı olduğu halde, bu içeriğin doğru olmadığı gerçekte bu senetlerin borç karşılığı verilmeyip teminat karşılığı verildiği daha sonrada asıl dava dosyası davalısı tarafından diğer birleşen davalılara muvazaalı şekilde devredildiğinin ileri sürüldüğü, oysa senetlerin nama ve davalı ... adına yazılı olduğu, böylece aslında davacının imzasını inkar etmediği yazılı belgenin aksini ileri sürmüş olmakla iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı, daha sonradan terditli taleplerle muvazaa veya hileye dayandığı oysa birleşen davada muvazaanın ileri sürüldüğü, bu durum karşısında davacının iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı, asıl dava dosyası davalısı senet lehtarı Lütfi hakkındaki iddianın sabit olmadığından reddine, diğer birleşen dava yönünden ise; asıl dava dosyasındaki senetlerin hamili olan davalılar hakkındaki davanın TTK 599 v.d. maddelerine göre açıldığı, bu davanın dinlenebilmesi ön koşulunun asıl davadaki senet lehtarına karşı açılan davanın kabulü olduğu, oysa senet lehtarına karşı açılan asıl dava reddedilmiş olduğundan bu davalılar hakkındaki davanın da reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 05.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.