Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davacının dava dışı ... Üretim Gıda İçeçek Mak. Pet. Nak. Paz. A.Ş. ortağıyken 29/06/2006 tarihinde hisselerini devrederek şirketten ayrıldığını, bir süre sonra davalı tarafından Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2007/105 esas sayılı dosyasıyla davacı aleyhine ortaklığından ayrıldığı şirketin kullandığı krediye istinaden takip yapıldığını, icra tehdidi altında davacının 62.500,00 TL ödediğini, ancak takibe dayanak genel kredi sözleşmesi altındaki imzanın davacıya ait olmadığını belirterek davacı tarafından davalıya ödenen 62.500,00 TL'nin ödeme günü olan 12.04.2007 tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetki ilk itirazı ile birlikte 06/04/2006 tarihli genel kredi sözleşmesine konu ödenmeyen borç nedeniyle müşteri ve kefillere karşı icra takibi yapıldığını, davacı tarafından sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığı itirazı ileri sürülmeksizin 62.500,00 TL'nin ödendiğini, kalan borcun yine borçlulardan bir diğeri tarafından ödenerek borcun kapatıldığını, genel kredi sözleşmesindeki imzanın davacının imzasına benzediğini ve davanın iyiniyetli açılmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2007/105 esas sayılı dosyasında takibe dayanak olan genel kredi sözleşmesindeki kefaleten ve şirket yetkilisi sıfatıyla atılan imzaların davacıya ait olmadığı, davacının icra tehditi altında ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın dava tarihinden itibaren faiz yürütülmek suretiyle kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece 07/05/2009 tarihinde verilen karar Dairemizin 22/11/2010 tarihli kararı ile davalı bankanın karar ve ilam harcından müstesna olamayacağından bahisle bozulmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı banka vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince, davacı yan dava dilekçesinde, borçlu olmadığı halde ödediği miktarın ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacının bu talebi gözetilerek hüküm altına alınan miktara ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı gerekçelerle dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.