(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili ile davalı vekilinin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kredi borçlusu dava dışı Y... Ltd. Şti. nin 3.10.2006 tarihli Genel Ticari Kredi Sözleşmesine dayalı kredi borcunu ödemeyince hakkında icra takibi başlattıklarını, kefil olan davalı hakkında da takibe girişildiğini, davalı şirketin takibe haksız olarak itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın ticaret mahkemesinde açılması gerektiğini, yetkili olan kişinin kefil olarak şirketi borçlandırıcı işlem yapmaya yetkili olmadığını, şirket ana sözleşmesinin buna izin vermediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına, asıl alacak üzerinden hesaplanan %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı şirketin 3.10.2006 tarihli Genel Kredi Sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzalamış olmasına ve sonradan imzalanan bu kredinin eki 16.10.2006 tarihli Kredi Sözleşmesi Limitinin Artırılması başlıklı belgesinde imzasının bulunmaması ve davacı bankanın kredinin teminatı olarak verilen ipoteği fek etmiş olmasının, davalının müteselsil kefil olarak sorumluluktan kurtulamayacağının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacı banka alacağı, defterler, kayıtlar ve Genel Kredi Sözleşmeleri incelenerek, bu hususlar Yargıtay denetimine elverişli biçimde gösterilmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden, defterler, kayıtlar, Genel Kredi Sözleşmeleri, limit artırma belgeleri ve davalı itirazları da gözetilerek Yargıtay denetimine açık ve usulüne uygun bir rapor alınarak, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibaret olmalıdır.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına bozulmasına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 05.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy