MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı temlik alan vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı banka vekili, davalı şirkete ...Şubesinden diğer borçlu davalıların müteselsil kefaletiyle gayri nakdi (teminat mektubu) kredisi kullandırıldığını, anılan kredinin devre komisyon borçlarının ödenmemesi üzerine, 01.08.2002 tarihli ihtarname ile hesabın kat edilerek meri teminat mektuplarının iadesi veya bedellerinin depo edilmesinin ihtar edildiğini, davalılar hakkında başlatılan takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların haksız itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında, “Kredi Alacağı Temlik Sözleşmesi” ile davacı alacağını, ...Varlık Yönetim AŞ.’ne temlik etmiştir.
Davalılar vekili, istenen toplam bedelin hangi teminat mektubu için hangi miktarda ne şekilde ve nasıl hesaplandığının belirtilmediğini, temerrüt tarihine kadar akdi faiz hesaplanmadan %150 oranında temerrüt faizi istendiğini, elinde olan teminat mektuplarını birçok kereler bankaya iade etmek istemelerine rağmen kabul edilmediği gibi, müvekkilinin 1420 Dolarının davacı tarafça bloke edildiğini, müvekkilinde bulunan 5 adet teminat mektubu aslının dosyada bulunduğunu, geri kalan 6 adedinin ise teminat fonksiyonu kalmayıp, zamanaşımına uğradığını, bu mektupların nakde çevrilmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, davalıların icra dosyasına itirazlarının kısmen iptali ile takibin 122,17 TL teminat mektubu komisyon alacağı üzerinden ve takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmak suretiyle devamına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece alınan 26.05.2010 havale tarihli üç kişilik bilirkişi raporuna davacı vekili gerekçelerini de belirterek itiraz etmiş, 07.09.2010 havale tarihli itirazlarını içeren dilekçesinde, alacaklarına faiz de uygulanmasının gerektiğini bildirmiştir. Mahkemece, her ne kadar bu itiraz üzerine 15.12.2010 havale tarihli ek bilirkişi raporu alınmış ise de, bu rapor itirazları karşılayacak nitelikte olmadığı gibi, Yargıtay denetimine de imkan verecek açıklıkta değildir. Nitekim, mahkemece; bu ek rapordan sonra, 26.05.2010 havale tarihli 2.bilirkişinin kök raporuna dönülerek hüküm kurulmuş, fakat davacı yanın talep ettiği işlemiş faizle ilgili herhangi bir karar verilmemiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş, davacı yanın takip ve davasında talep ettiği tüm kalemleri ve rapora itirazlarını değerlendiren Yargıtay denetimine imkan verecek açıklıkta, üç kişilik uzman bilirkişiden rapor almak suretiyle, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönün gözardı edilmesi doğru olmadığı gibi, davacı yanın icra inkâr tazminatı talebi gözetilerek bu istem hakkında İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı temlik alan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy