Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili şirketin, inşaat ve boya malzemesi satışı ile iştigal ettiğini, davalı şirketin, müvekkili şirkete mal sattığını, aralarındaki ticari ilişkinin C/H hareketlerine işlendiğini müvekkili şirketin davalı şirketten mal almasa da ileride alacağı mallar için çek ve bono verdiğini, müvekkili şirketin ekonomik sıkıntıya girdiği dönemde davalı şirket tarafından icra takibi başlatıldığını, davalı ile ilgili ticari alışverişe ilişkin tüm evrak ve belgelerin incelenmesinde müvekkilinin, davalı şirkete fazla para ödendiğinin anlaşılacağını belirterek 32.104,34 TL.'nin 23.08.2005 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak müvekkili şirketin davacı şirkete borcunun olmadığını, taraflar arasında icra takibi sonrasında 07.03.2006 tarihli protokol imzalandığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen 18.03.2008 ve 23.02.2010 tarihli bilirkişi ek raporlarına göre davacının davalıdan alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle,21.600,34 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen “Belge ve Protokol” başlıklı 07.03.2006 tarihli belgede keşidecisi davacı firma olan, davalı emrine düzenlenen ve Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2005/4947 E.sayılı takip dosyasına dayanak yapılan 30.06.2005 keşide tarihli, 20.000 TL bedelli çeke mahsuben davacı tarafından keşide edilen muhtelif vade ve bedelli toplam 13.000 TL'lik beş adet bono verildiği, bonoların ödenmesi halinde tarafların birbirlerini icra dosyası ile ilgili olarak ibra edecekleri kararlaştırılmıştır.
Davacı şirket temsilcisi ... 20.06.2010 tarihli celsede 07.03.2006 tarihli protokol uyarınca 20.000 TL yerine 13.000 TL davalı alacağı olduğunu beyan edip mal iadesinden dolayı davalı firmadan 8.600,34 TL alacaklı olduğunu ileri sürmüş, davacı vekili de 24.11.2010 tarihli oturumda 20.000 TL ödenmemiş çek karşılığında verilen toplam 13.000 TL'lik bono bedellerinin ödendiğini beyan etmiştir.
Davalı şirket vekili, esas ve ek bilirkişi raporuna karşı tarafların ticari kayıtlarıyla desteklenmeyen, müvekkilinin 8.600,34 TL borçlu olduğu iddia edildiği cari hesap ekstresinin geçerli bir belge olarak kabul edilmesi halinde dahi cari hesap ilişkisi içerisinde tarafların dönem dönem alacaklı ve borçlu olabilecekleri beyanında bulunmuştur.
Hükme dayanak bilirkişi raporu yukarıda anılan 07.03.2006 tarihli protokol gözetilmeksizin, ticari defter ve kayıtların dayanağı belgeler üzerinde yeterince durulmaksızın eksik inceleme sureti ile düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek yeni bir bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy