Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı yanca müvekkilinin keşidecisi bulunduğu ancak bedelsiz kalan bononun müvekkili aleyhine takibe konu edilmiş ise de, anılan bonoda davalının muvazaalı şekilde ciranta olarak bulunduğunu belirterek, bono nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, davacı iddialarının doğru olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk hükümde davanın kabulüne karar verilmiş, temyiz edilen bu hüküm Dairemizin 2008/2516 E, 2008/9332 K ve 10.10.2008 tarih sayılı kararıyla bozulmuştur.
Mahkemece bu kez bozma kararına uyularak davalı tarafın takibe konu bononun yetkili hamili olduğu, bu bonoyu kötüniyetli elinde bulundurmadığı, davacı tarafın yemin deliline de yanaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan ve yukarıda belirtilen Dairemiz bozma kararında “…hükme esas alınan bilirkişi raporu dava konusu senette sıfatı bulunmayan dava dışı Karabağ Reklam Ajansı –Mehmet Ali Karabağ şahıs firmasının defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenmiştir. Davalı,dava dışı bu şirketin anılan senetle ilgisinin bulunmadığını ve kendisinin iyiniyetli hamil olduğunu savunmuştur. Bu durumda mahkemece TTK.nun 599.maddesi uyarınca davalının kötüniyetli hamil olup olmadığı hususunun senedin tarafları ve ciranta gözetilerek iddia ve savunma çerçevesinde araştırılıp deliller hep birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerektiği….” açıkça belirtilmiştir.
Mahkemece Dairemizin söz konusu bozma kararına uyulduğu halde bozma kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Zira dava konusu bonoyu davalıya ciro eden ... İlan ve Emlakçılık Tic.Ltd.Şti.’nin ticaret sicilinden gelen kayıtlarına göre davalı ...’ın bu şirketin ortağı ve tek temsilcisi olduğu açıkça görülmektedir. Bu durumda mahkemece belirtilen bu yönler üzerinde durulup TTK’nun 599.maddesi de tartışılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy