Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih: 20.07.2010
No: 81-722
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, elektrik abonesi olan müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla tutanak ve fatura düzenlendiğini ileri sürerek, borçlu olmadığının tespiti ile ödenen paranın faiziyle istirdadını talep etmiştir.
Mahkemece davalının yetki itirazı üzerine verilen yetkisizlik kararı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulan karara uyularak yapılan yargılama sonunda davalının ceza davasından beraat ettiği ve kaçak elektrik kullanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 5.662,06.-TL borçlu olmadığının tespitine, davacının ödediği 808,90.-TL’nin ödeme tarihi olan 25.07.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Ceza Mahkemesinden verilen delil yetersizliğinden beraat kararları hukuk hakimini bağlamaz. Her ne kadar mahkemece ceza dosyasındaki 22.4.2008 tarihli bilirkişi raporunun maddi olgu niteliğinde olduğu kabul edilmişse de, ceza mahkemesi kararında maddi vakıayı tespit eden bir hükme yer verilmemiştir. Hal böyle olunca, ceza mahkemesi kararının somut olay bakımından bağlayıcılığından sözedilemez. Nitekim, Bucak Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/245 Esas, 2008/418 karar sayılı davalı ... hakkında elektrik hırsızlığından dolayı verilen delil yetersizliğinden beraat kararı Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 25.10.2010 tarihli 2010/20841- 29230 esas karar sayılı ilamı ile TCK 102/4.maddesi gereği bozulmasına ve 5271 sayılı yasanın 223/8.maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE karar verilmiştir.
Dava konusu reaktif sayacın ölçüye esas Sanayi ve Ticaret Bakanlığı mühürlerinin kopuk olduğu, 20.6.2003 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında belirtilmiştir. Mahkemece alınmış bir rapor yoktur. Zamanaşımı nedeniyle düşen ve delil yetersizliğinden beraat kararı verilen ceza dosyasındaki yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayanılmıştır.
Mahkemece, yukarıda belirtilen tespitler dikkate alınmadan hüküm kurulması doğru değildir. Konusunda uzman bilirkişiden veya bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy