Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının senetlere dayalı olarak müvekkili hakkında takibe geçtiğini, oysa ki bonolardaki imzaların müvekkiline ait olmadığının, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan Adli Tıp Raporu ile tespit edildiğini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senetlerdeki imzanın davacının eli ürünü olduğunu, davacının kötüniyetli olarak dava açtığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava ve takip dayanağı senetlerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının gerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca ve gerekse Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm tazminata yönelik olarak davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu senette davacı keşideci, davalı ise lehtar konumundadır. Bu durumda davalı lehtar imzanın davacı keşideciye ait olup olmadığını bilebilecek durumda olup imzanın davacıya ait olmadığı dosyadaki bilirkişi raporları ile tespit edilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece davacı yararına İİK.nun 72/5 uyarınca tazminata karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.