(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Taahhütnamesi'ne istinaden davalıya kredi kullandırıldığını, Beyoğlu 23. Noterliği'nin 13.10.2009 tarih, 294091 yevmiye nosu ile keşide edilen kat ihtarından sonuç alınamadığını, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, % 40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında Genel Kredi Taahhütnamesi imzalanıp, davalıya kredi kullandırıldığının anlaşılmasına göre davanın niteliği gereği 4822 Sayılı Kanun ile değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Hükmü temyiz eden davacı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi temyiz harcı da yatırılmamış olduğundan davacı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2) 4822 Sayılı yasa ile değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un Amaç başlıklı (1.) maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra Kapsam başlıklı (2.) maddesinde Bu kanun 1. maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiş, Tanımlar başlıklı (3.) maddesinin d bendinde; hizmet, bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ve e bendinde; tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için, yasanın amacı içinde yukarda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. 4077 Sayılı Kanunun 23. maddesi, bu kanunun uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Somut olay değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Taahhütnamesi kapsamında davacı bankadan kullandırılan kredi borcundan kaynaklandığı anlaşıldığı gibi, alacağın dayanağını belirten davacı banka tarafından davalıya keşide edilen ihtarnamede borcun çek bedeli kredisinden doğduğu belirtildiğinden, tarafların tacir, kullandırılan kredi ticari işletmeyle ilgili olduğundan somut olayda 4077 Sayılı Kanunun uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi değil Genel Mahkeme görevli olduğundan mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 16.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy