(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Mahkemece bozma öncesi verilen ilk kararda alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş ve bu hüküm davacı tarafından temyiz edilmeyerek davalı yararına kazanılmış hak oluşturmuştur. Bozmaya uyularak verilen kararda ise takibin aynı koşullar ile devamına denilmek suretiyle takipte talep edilen %23 faiz ile alacağın tahsiline imkan sağlanmıştır. Bu durum kazanılmış hakkın ihlalidir.
Öte yandan davacı icra takibinde asıl alacağının yanında işlemiş temerrüt faizi talep etmiş, itiraz üzerine bu miktarı da harçlandırarak davayı açmıştır.
Mahkemece, müddeabih haline getirilen işlemiş temerrüt faizinin reddine karar verildiğine göre davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yararına vekalet ücreti verilmemesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan sebeple davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeple hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 27.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy