MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin görev yönünden reddine mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili firmanın Türk ihraç ürünlerinin tanıtımını desteklemek amacıyla çıkartılan " Yurt Dışı Fuar Katılımlarının Desteklenmesine ilişkin Tebliğ" de belirtilen şartları taşıdığını, 2005 yılında katılmış olduğu iki fuardan dolayı tebliğe göre kendisine ödeme yapıldığını, ancak davalı Merkez Bankası A.Ş. Tarafından gönderilen iki ayrı yazıda ödenen paraların iadesinin talep edildiğini, soyut olarak 17. ve 18. maddelere dayanıldığını, yapılan ödemenin haksız olmadığını, iadesinin gerekmediğini belirterek haksız ödeme olmadığının ve borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Merkez Bankası vekili, yargı yolu, işbölümü ve husumet itirazında bulunduklarını belirterek davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Davalı ... Ticar. Müsteşarlığı vekili, yetki itirazında bulunduklarını, fuarlara katılan davacı şirketin usulsüz teşvik aldığının Dış Ticaret Kontrolörleri Kurulunun raporuyla tespit edildiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre; dava konusu edilen işlemlerin temel hukuki dayanağını, 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu' nun 41. Maddesinin (II ve III) numaralı fıkralarında düzenlenen mali ajanlık ve haznedarlık görevlerini oluşturduğu, 4059 sayılı Hazine ile Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında kanun yanında İhracata Yönelik Devlet Yardımlarına ilişkin Bakanlar Kurulu Karaı ile Para Kredi ve Kordinasyon Kurulu kararlarının uygulanan diğer hukuki dayanaklarını oluşturduğu, tesis edilen işlemin tek yanlı hukuki sonuç doğurduğu, idare gücüne dayandığı, kamu hukuku nitelikli olduğu, dolayısıyla taraflarına eşit hak ve yetkiler tanıyan bir hukuki duruma ilişkin olmadığı, söz konusu ihtilaf nedeniyle idari yargıya başvurulması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 04.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.